17 Nisan 2014 Perşembe

Aman kadınlar, babetler bakın ne yapıyor!

Kadınların en çok sevdiği ayakkabı modellerinden birisi olarak karşımıza çıkan babet modelleri, aslında sanıldığı kadar masum değilmiş. Ayak ağrıları, topuk ağrıları, düztabanlık ve tırnak batması gibi birçok rahatsızlığın habercisi olduğu belirtilen babetler ile ilgili tüm detaylar podo-life.com'da.

 
Yaz aylarının gelmesiyle beraber birden fazla kadının estetik açıdan sık sık tercih ettiği babetler, topuklarda artan baskıya bağlı bilek ve kalçalarda ağrıya yol açarken; uzun zaman giyildiğinde yürüyüşte şekil bozukluğu ayak tabanında yayvanlaşma ve düztabanlık gibi ayak deformasyonlarına neden oluyor.
 
Çiğcdem ÖZYILMAZ , ayakların vücut dengesinin sağlanmasında adeta kolon görevi gördüğünü ortaya koyarak, ayaklarda meydana gelecek bir olumsuzluğun bütün vücudu etkileyeceğini belirtti. 
 
İnsan vücudunda ayakların 26 kemik, 33 eklem, 107 ligamen ve 19 kastan oluşan en komplike uzuvlarından biri olduğunu ifade eden ÖZYILMAZ , ayakların vücudunun bütün ağırlığını taşımakla görevli olduğunu belirtti. ÖZYILMAZ , gün içinde ergonomik olarak hata tercih edilen ayakkabıların sırt ve kalça ağırlarından kireçlenmeye kadar birden fazla sıhhat sorununa yol açabildiğini bildirdi. 
 
Yanlış ayakkabı seçimi akabinda görülebilecek sıhhat sorunlarından birinin duruş bozukluğu olduğunu ifade eden ÖZYILMAZ , yüksek topukların vücudun ağırlık merkezini öne doğru iterek bel ve kalçanın olağan duruşunu negatif etkilediğini belirtti. ÖZYILMAZ , bu durumda bel kavisinin arttığını, bunun sonucunda ise bel ve kalça kaslarında aşırı gerginlik ve sançı oluştuğunu dile getirdi. 
 
YÜKSEK TOPUKLU AYAKKABILAR, DİZ VE BACAK AĞRISINA YOL AÇIYOR 
 
Yüksek topuklu ayakkabılar giyildiğinde vücut ağırlığının öne kayması ve dizlere aşırı yük binmesiyle beraber diz ağrıların görülmeye başladığını ifade eden ÖZYILMAZ , şöyle ifade etti: 
 
"Zamanla diz ekleminde kireçlenmelere yol açabiliyor. Ayrıca topuklu üzerinde daha fazla kasılan baldır kasları bir zaman akabinde bacak ağrılarını da birlikteliğinde getiriyor. 
 
Topuk ne kadar yüksek ise ayağın ön kısmı öne doğru öylesine fazla bükülüyor ve aşil tendonunu kısaltarak ağrılara yol açabiliyor. 
 
Yüksek topuklu ayakkabıların sert arka kısımları veya kayışları zamanla topuğu tahriş ederek topuk arkasında bulunan kemiğin büyümesine neden oluyor. 
 
Yüksek topuklar vücut ağırlığını dengeli dağıtamıyor ve uzun süreli giyilmesi neticesi parmak diplerinde eklem ağrıları ortaya çıkıyor. 
 
Ayrıca yüksek topuklar dengenin bozulmasına yol açtığından düşme riskini arttırarak bilek yaralanmalarına davetiye çıkarabiliyor." 
 
DAR BURUNLU AYAKKABILAR PARMAKLARIN YAPISINI BOZUYOR 
 
ÖZYILMAZ , önü dar ayakkabıların başparmakta ağrılı kemik büyümesine, başparmağın iç taraftaki diğer parmaklara doğru eğilmesine neden olduğunu ve şekil bozukluğuna yol açtığını belirtti. 
 
Yüksek topuk ve önü dar ayakkabıların 3. ve 4. parmaklar arasında bulunan sinir dokusunda kalınlaşmaya yol açarak parmaklarda sançı ve uyuşukluğa neden olduğunu ifade eden ÖZYILMAZ , "Parmak önü dar ayakkabılar, küçük parmakların orta eklem hizasında bükülmeler yol açıyor ve sonucunda parmaklar, ayakkabı giyilmezse bile bükülü kalıyor. Bu da çekiç parmak görünümüne yol açıyor" diye belirtti. 
 
ÖZYILMAZ , burnu dar ayakkabılar tercih edildiğinde baş parmaklarda tırnaklara sürekli baskı uygulandığından zamanla tırnak batması sorunu görüldüğünün altını çizerek, bununla beraber nasır, mantar gibi diğer sıkıntılarla da sıklıkla karşılaşıldığını anlattı. 
 
BABETLER DE MASUM DEĞİL 
 
ÖZYILMAZ , babetlerin de çok fazla sağlıklı olmadığına dikkati çekerek, "Babet ayakkabılar, yüksek topukluların tersine ayağa binen yükü öne değil topuğa kaydırarak burada yüklenmeye neden oluyor ve topuktaki baskı, bilek ve kalça ağrılarına yol açabiliyor" diye açıkladı. 
 
Babetlerin, dış taban bölümünün çok fazla ince olduğundan dolayı zeminden gelen darbeleri engelleyemediğinin de altını önemle çizen ÖZYILMAZ , şu şekilde devam etti: 
 
"Zemin ile ayak arasında kalın bir tabakanın olmaması ayak travmalarını birlikteliğinde getiriyor.
 
Normalde ayakkabıların taban ve sırt kısımları, ayakların yayılmasını engellemek ve yük dağılımını desteklemek için daha sert ve ergonomik bir yapıda üretilmeliler. Şayet babetlerde böyle bir destekleyici bölge bulunmuyor. Bu yüzden babetler uzun zaman giyildiğinde; yürüyüşte şekil bozukluğu, ayak tabanında yayvanlaşma ve düztabanlık gibi ayak deformasyonlarına neden olabiliyor." 
 
ÖZYILMAZ , ayakkabı seçiminde ideal topuk yüksekliğinin 2-5 cm arasında olduğunu, ayakkabıların burun bölümünün yuvarlak ve geniş olması, parmaklar yeterince rahat hareket edebilmesi gerekmekde olduğunu ifade ederek, şu önerilerde bulundu: 
 
"Sentetik materyallerden yerine doğal deriden yapılmış, hava sirkülasyonu olan ayakkabılar tercih edilmeli. Ayakkabının hacmi en uzun parmağa göre seçilmeli. Şayet babetlerin rahatlığından vazgeçilemiyorsa, içine yumuşak bir takviye konulmalı ve ayak kavisi desteklenmeli. Dolgu topuklarda ön ve arka kısmın eşit olması durumunda arıza yaşanmıyor ancak tekrar de dolgu kalınlığı 10 cm'yi geçmemeli. Aksi takdirde ayak yerden çok fazla yükseliyor ve yaylanma bozulduğu için diz ve bel ağrıları gözleniyor. 
 
Günün çoğunluğunu ayakta geçirenler için en ideal ayakkabı, bağcıklı yürüyüş ayakkabılardır. Bunlar; darbe emici tabanlı, geniş, içi pet ile desteklenmiş ve yüksekliği 2 cm'den çok olmayan modeller olmalı."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder