26 Aralık 2014 Cuma

Başparmak Çıkıntısı Nedir? - Başparmak Çıkıntısının Tedavi Yöntemleri

Her 2 kişiden 1’inin ayakları sorunlu. Bu sorunlardan en başta geleni başparmak çıkıntısı.
  
Sık yaşanmış olan bu vaziyetten savunmak ve alınacak tedbirler ile ilgili uzmanından ikazlar geldi.
Onlarca kemik ve kastan oluşan ayaklarımız vücudumuzun taşıyıcıları olmalarına karşın dikkatsizlik ediliyorlar. Bu, rastgele bir ağrı ya da acı yaşayana kadar ayağımıza şart olan özeni göstermememizden kaynaklanıyor.
 Bir araştırmaya nazaran ayak sıhhati tam şekilde yerinde olan erişkin oranı yalnız yüzde 45. Bu, Türkiye’de 100 insandan 55’inin ayak sıhhatinin sorunlu bulunduğunu gösteriyor.
Sorunlu ayakların büyük bölümünü bayanlar oluşturuyor. Gerek giyindikleri ayakkabılar gerekse anatomik yapıları sebebiyle kadınların, ayaklarından erkeklere nazaran daha oldukça yakıntı ettikleri belirtiliyor. Çiğdem ÖZYILMAZ (podo-life.com), ayak rahatsızlıklarını; başparmak çıkıntısı, topuk ağrısı (topuk dikeni) ve ayak mantarı şekilde 3’e ayırıyor.

SİVRİ BURUN ETKENİ
Ülkemizde hanımlarda en yoğun görülen ayak meselelerinin başlangıcında baş parmak çıkıntısı ve topuk ağrısı geliyor. Çiğdem ÖZYILMAZ (podo-life.com), “Her 2 sorunda da en mühim etkenlerden biri bayanların kullandığı yüksek topuklu ve ucu sivri ayakkabılardır. Kadınların topuklu ve ucu sivri ayakkabı giymeleri topuk ağrısı, başparmak çıkıntısı, diz ve bel problemlerine davetiye çıkaran etkenler arasındadır” diye konuşuyor. Son senelerde Halluks Valgus kısaca başparmak çıkıntısının cerrahi tedavisinde ciddi değişimler alana geldiğini belirten Çiğdem ÖZYILMAZ (podo-life.com), “Teknolojik değişimler ile operasyon tekniğindeki değişimler hastaların operasyon sonrası konforlarının artmasında mühim rol oynuyor” diyor.
Ameliyat sonrası alçı, oldukça uzun süreli istirahat ihtiyacı, operasyon sonrası yoğun ağrı benzeri sorunların çağımızda ortadan kaldırıldığı belirtiliyor. Hastalar operasyon sonrası ayakkabılarıyla derhal yere basıp ortalama 3 hafta sonrasında işe dönüş yapabiliyorlar. Ameliyatlarda uygulanan ayak bileği blok uygulaması ise operasyon sonrası ağrıların ortadan kaldırılmasını sağlıyor.

3 KADINDAN 1’İNDE GÖRÜLÜYOR
Türk toplumunda ortalama 3 hanımdan 1’inde topuk ağrısı görülüyor. Erkekler içinde görülme sıklığı ise yüzde 10 civarında. Bu sorunda hasta gece uykusunun peşinden sabah yataktan kalktığında ya da uzun müddet oturduğunda ilk attığı 3-4 adımda ayağının altında batma ve huzursuzluk hissediyor. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde bu ağrı aşama kaydediyor ve gün içerisinde yürümeyle de ortaya çıkıyor.
AYAKKABI ALIRKEN BUNLARA DİKKAT EDİN
Her yeni modelde ayakkabılarınızı test ederek alın.
Ayakkabılarınızı mümkündür bulunduğu kadar ayağınızın biçimine en yakın uygunlukta seçin.
Yaşınız ilerledikçe ayaklarınızın büyüklüğünün değişebileceğini unutmayın.
Her 2 ayağınızı da ölçtürün. Pek oldukça insanın bir ayağı diğerinden büyük bulunduğu için alacağınız ayakkabıyı büyük olan ayakta prova edin.
Ayakkabı provasını günün nihayetinde yapın.
Prova müddetince ayakta durun. Her 2 ayakkabının nihayetinde en uzun ayak parmağınız için kafi mesafenin bulunduğunu denetim edin.
Ayak taraklarınızın ayakkabının en geniş bölümüne iyi uyduğundan güvenilir olun.

Topuklu ayakkabı giyenler nelere dikkat etmeli?
Ayak yapınızla uyumlu bulunduğu sürece bir çağrı ya da görüşmede 2-3 saat müddetle yüksek topuklu ayakkabı giymenizin bir ziyanı olmayacaktır.
Topuklu ayakkabı kullanımında müddetin uzaması herşeyden önce ayak arkası ve başparmakta yükün artmasına yol açar. Bu yük uzun süreli olduğunda insanda başparmak biçim farklıkları gelişir. Bu müddetin uzaması ayak geri adalesinin (Aşil tendonu) kısalmasına ve buna bağlı şekilde topuk ağrısı ve ufak parmak deformitelerinin oluşmasına yol açar.
Sürenin oldukça artarak çoğalması ayak işlevini bozup yükün diz ve bele şiddetli art dönüşüne sebep şekilde bu bölge meselelerini tetikler.

DÜZ TABANLIK DA KAVİSLİK DE MESELE İŞARETİ
Düztabanlığı olanlarda, yüksek kavis problemi bulunanlarda, kimi romatizmal hastalıklarda, obezitede, yanlış ayakkabıyla spor yapanlarda, yalınayak uzun süreli yürüyüşü seven yada dans edenler ile yüksek topuklu ayakkabı giyenlerde topuk ağrısı gelişebiliyor. Tedavide herşeyden önce insana hususi tabanlıklar öneriliyor.
Egzersizlerle ayak altındaki tendonun uzatılması hedefleniyor. Dirençli hallerde uygulanan ‘gece ateli’ ağrının giderilmesinde mühim yer kaplıyor. Bu hastalara hanede meydana getirilen egzersizlerin yanında fizik rehabilitasyon programlarına başlanarak kısalmış tendonun uzatılması için İlave programlar uygulanıyor. Ağrının devam etmiş olduğu hastalarda devreye dışarıdan ses dalgası uygulamaları ve enjeksiyonlar giriyor. Son aşamada, oldukça dirençli vakalarda sorun cerrahi şekilde düzeltilebiliyor.

TIRNAK MANTARI KABSUNUZ OLMASIN
Çiğdem ÖZYILMAZ (podo-life.com), “Kadınların ayaklarının en büyük düşmanlarından biri olan tırnak mantarı; uzun süreli kapalı ayakkabı giyme zorunluluğu bulunan, ayak terleme problemi olan ve tırnak travması geçiren insanlar ile diyabet benzeri kronik problemi olanlarda görülüyor. Hastalarda tipik şekilde tırnak renginde bozulma, tırnakta kalınlaşma ve tırnak batması meseleleriyle karşılaşılıyor.
Geleneksel tedavide hastalara ağızdan ilaç öneriliyor. Bu ilaçların kullanımları esnasında karaciğer ve böbrekte taraf etkisinde bırakır oluştuğu için ilacın erken kesilmesi tedavide karşılaşılan en büyük sorun” diyor. Çiğdem ÖZYILMAZ (podo-life.com), meydana getirilen incelemelerde tırnak mantarı tedavisinin lazerle gerçekleştirildiğini gördüklerini, bu yolun hiç bir taraf tesiri olmadığını, bu tedaviye İlave şekilde ayda 1kez ayak bakımı yapılmasının ve uygulanan lokal ilaçların surat güldüren sonuçlar vermesinin ise tama yakın muvaffakiyet sağladığını belirtiyor

Tırnak Batması Çok Kısa Sürede Tedavi Edilebilir

Çiğdem ÖZYILMAZ (podo-life.com), birçok vatandaşın rahatsız olduğu tırnak batımlarına kullandıkları Alman teknolojisi sayesinde ağrısız ve sızısız bir şekilde 1 saatte çare bulduklarını söyledi. Marmara Bölgesi’nin ilk ayak bakım merkezi İstanbul’da açıldı. Tırnak batmalarından muzdarip vatandaşlar, tırnaklarını çektirmeye gerek kalmadan uygulanan sistemle bir saat içinde normal hayatlarına devam ediyor.
Yaptıkları uygulama hakkında bilgi veren Çiğdem ÖZYILMAZ (podo-life.com), şöyle konuştu: “İstanbul’da bir ilke imza attık. Tıbbi cihazlar ile ayak sağlığı için ayak bakımı yapıyoruz. Bu konuda vatandaşımıza yardımcı olduğumuz konular arasında tırnak batması, nasır tedavisi, ayak mantarı, tırnak mantarı, çatlak tedavisi, diyabetik ayak tedavileri ve genel ayak bakımları. Bildiğiniz pedikürden çok farklı bir sistem bu. Medikal cihazlarla steril ortamda yapılıyor. Özellikle vatandaşın rahatsız olduğu tırnak batığı tedavisinde çok başarılı bir sistem. Tırnak çekmeye gerek kalmadan tırnağa bir tel uygulaması ile tırnak batığına çare buluyoruz. Kişi ayakkabısını rahatlıkla giyebiliyor. İşlem sonrası kişi ağrı sızı hiçbir şey çekmiyor. İşlem bir saat kadar sürüyor. Bu sistemde tel takımı gayet acısız ve sızısız bir şekilde yapılıyor. Bu sistemle birlikte hasta normal hayatına devam edebiliyor. Tırnak böylelikle kendini korumuş oluyor. Tırnak yatağı yeniden oluşmuş oluyor. Steril bir ortamda yapıldığı için de herhangi bir enfeksiyon riski yok. Bu işlemler sırasında yapılan tırnak mantarı tedavisi, ayak mantarı tedavisi de yaklaşık 1 yıl süren, uzun süreli tırnağa ya da ayak mantarı tedavisine yardımcı olarak yapılan bir sistem. Tırnak bakımı ile birlikte tırnak mantarına çok kısa sürede çare buluyoruz.”

ALMAN TEKNOLOJİSİ
Hastalara uygulanan yöntem hakkında bilgi veren Çiğdem ÖZYILMAZ (podo-life.com), insanların rahatsız olduğu nasır, topuk çatlağı gibi rahatsızlıkları da bu sistemle tedavi ettiklerini söyledi. Hastaların en çok tırnak batığı için geldiğini anlatan Çiğdem ÖZYILMAZ (podo-life.com), sözlerini şöyle sürdürdü: "Tırnağına tel takılıyor. Bu işlem bir saat sürüyor. Sonra ara bakımları var. Yaklaşık on beş gün ya da bir ay süren ara tel uygulaması var. Hasta tırnak telini tekrar tekrar kullanabiliyor. Çok pahalı bir tedavi değil. Özellikle futbolcular, sporcular için normal spor hayatlarını sürdürebilmeleri açısından oldukça önemli bir sistem. Bu tedavilerin doktor kontrolü altında yapılması önemli. Çünkü enfeksiyon kapmamak, steril ortamda yapılması önemli. Hastalıkların hastalardan birbirine bulaşmaması önemli. Bu sistemi Marmara Bölgesinde uygulayan tek merkeziz. Uyguladığımız teknoloji bir Alman teknolojisi ve oldukça başarılı. Referansları çok çok iyi bir tedavi sistemi.”

TIRNAK TELİNİN MALİYETİ 150 TL
Maliyetlerinin yapılan işleme göre değiştiğini kaydeden Çiğdem ÖZYILMAZ (podo-life.com), şunları söyledi:
“Ayak bakımı yeni bir uygulama. İstanbul’da yeni duyuluyor. Vatandaşların ilgisinin de iyi olduğunu düşünüyorum. Tedaviden tedaviye değişen fiyatları var. İlk önce hastanın ayağını muayene ediyoruz. Bu muayeneyi ücretsiz gerçekleştiriyoruz. Tırnak teli takmak gerekiyorsa tırnak telinin maliyeti 150 TL. Ayak bakımlarının tedavileri var. Bu tedavide nasıl yapıldığı ve neler yapıldığı önemli. Bu sırada kullanılan ilaçların maliyetleri de var. Buna göre hastaya ortalama bir maliyet çıkarıyoruz.”

18 Aralık 2014 Perşembe

Kadınlar çok çekti bu ayaklardan

Onlarca kemik ve kastan oluşan ayaklarımız tüm vücudun taşıyıcısıdır ama herhangi bir ağrı ya da acı yaşayana kadar ayağımıza gereken özeni göstermeyiz.

Bir araştırmaya göre ayak sağlığı tam olarak yerinde olan erişkin oranı sadece yüzde 45. Yani yüzde 55’imizin ayak sağlığında sorun var. Üstelik bu oranın büyük bölümünü kadınlar oluşturuyor. Gerek giydikleri ayakkabılar, gerek anatomik yapıları nedeniyle kadınlar erkeklere göre ayaklarından daha şikâyetçi. Podo-Life Ayak Sağlığı Merkezi Kurucusu, Ayak ve Ayak Sağlığı Uzmanı Çiğdem ÖZYILMAZ’e kadınların muzdarip olduğu ayak rahatsızlıklarını önlemenin yollarını sorduk

Podo-life Ayak Sağlığı Merkezi Kurucusu, Ayak ve Ayak Sağlığı Uzmanı Çiğdem ÖZYILMAZ, kadın hastalarının erkeklere oranla çok daha fazla olduğunu söylüyor. Kadınların muzdarip olduğu ayak rahatsızlıkları ise üç maddede toplanıyor; başparmak çıkıntısı, topuk dikeni ve ayak mantarı…
TOPUKLU VE SİVRİ BURUNLU GİYEREK BAŞPARMAK ÇIKINTISINA DAVETİYE ÇIKARIYORUZ
Ülkemizde kadınlarda görülen ayak rahatsızlıklarının başında başparmak çıkıntısı ve topuk ağrısının geldiğini söyleyen Çiğdem ÖZYILMAZ, “Her iki sorunda da bayanların kullandığı yüksek topuk ve ucu sivri ayakkabı önemli bir etkendir” diyor. Çiğdem ÖZYILMAZ, sözlerine şöyle devam ediyor;  “Kadınlar topuklu ve ucu sivri ayakkabı giyerek topuk ağrısı, başparmak çıkıntısı, diz ve bel problemlerine davetiye çıkarmakta. Şu nokta unutulmamalı: Günlük aktivite ayakkabımız ayak yapımız ile uyumlu olduğu sürece bir davet ya da toplantıda kullanacağınız 2-3 saatlik yüksek ayakkabı giyiminin bir zararı olmayacaktır. Topuklu ayakkabı giyimde sürenin uzaması öncelikle ayak arkasında ve başparmakta yükün oldukça artmasına yol açmakta. Bu yük uzun süreli olduğunda başparmak şekil değişiklikleri gelişir. Ayrıca bu sürenin uzaması ayak arka adalesinin (Aşil tendonu) kısaltması ve buna bağlı olarak topuk ağrısı ve küçük parmak deformitelerinin oluşmasına yol açmakta. Sürenin çok artması ayak fonksiyonunu bozduğundan yükün diz ve bele şiddetli geri dönüşü bu bölge sorunlarını tetiklemektedir”
Son yıllarda halluks valgus’un yani başparmak çıkıntısının cerrahi tedavisinde ciddi değişiklikler meydana geldiğini anlatan Çiğdem ÖZYILMAZ; “Teknolojik değişimler ve ameliyat tekniğindeki değişiklikler hastaların ameliyat sonrası konforlarının artmasında önemli rol oynadı. Daha öncelerde ameliyat sonrası alçı, çok uzun süreli istirahat ihtiyacı, ameliyat sonrası yoğun ağrı gibi sorunlar bugün artık ortadan kaldırıldı. Hastalar da ameliyat sonrası ayakkabıları ile ameliyat sonrasında hemen yere basılabilmekte ve yaklaşık üç hafta sonra işe dönüş sağlanabilmekte. Ameliyatlarda uygulanan ayak bileği blok uygulaması ile ameliyat sonrası ağrıları ortadan kaldırılmakta” diyor.

TIRNAK MANTARI KÂBUSUNUZ OLMASIN!
Çiğdem ÖZYILMAZ, “Kadınların ayaklarının en büyük düşmanlarından biri olan tırnak mantarı ise uzun süreli kapalı ayakkabı giyme sorumluluğu olanlarda, ayak terleme problemi olanlarda, tırnak travması geçirmiş kişilerde, diabet gibi kronik problemi olan kişilerde görülüyor. Hastalarda tipik olarak tırnak renginde  bozulma, tırnakta kalınlaşma ve tırnak batması sorunlarına yol açıyor” diyor.
Tedavisini ise şöyle anlatıyor: “Geleneksel tedavide hastalarda ağızdan ilaç tavsiye ediliyor. Ancak bu ilaçların kullanımları esnasında karaciğer ve böbrek üzerine yan etkiler oluşturduğu için ilacın erken kesilmesi tedavide en büyük sorun. Yapılan araştırmalar sonucunda laser tedavisi ile tırnak mantarının tedavi edilebildiği görüldü. Bu yöntem hiçbir yan etkisi olmayan bir tedavi olarak yerleşti. Bu tedavide ek olarak ayda bir ayak bakımı ve kullanılan lokal ilaçlar ile yüzde 90 başarı yakalanıyor.”

ÜÇ KADINDAN BİRİ TOPUK AĞRISINDAN ŞİKÂYETÇİ
Topuk ağrısı Türk toplumunda yaklaşık üç kadından birisinde ve erkeklerin de yüzde 10’unda görülen bir rahatsızlıktır. Topuk ağrısı problemi genellikle halk arasında ‘topuk dikeni’ olarak adlandırılıyor. Topuk ağrısında klasik olarak hasta sabah yataktan kalktığında ve uzun bir süre oturduğunda ilk atılan 3-4 adımda ortaya çıkan batıcı ayağın altında bir huzursuzluk hissedilir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde bu ağrı giderek gün içinde yürüme ile de ortaya çıkar.
Çiğdem ÖZYILMAZ, “Düztabanlığı olan kişilerde, yüksek kavis sorunu olan kişilerde, bazı romatizmal hastalıklarda, obezitede, yanlış ayakkabı ile spor yapanlarda, yalınayak uzun süreli yürüyüş yapanlarda veya dans edenlerde, yüksek topuklu ayakkabı giyimi gibi birçok durumda topuk ağrısı gelişebilir. Tedavinin ana prensibi kişide bu probleme yol açan sorunun giderilmesi ve kısalmış olan adalenin uzatılmasıdır. Hastalarda öncelikle ayağın yük taşıma kapasitesinin düzeltilmesi için kişiye özel tabanlıklar önerilir. Bununla beraber hastalarda başlanan egzersizler ile ayak altındaki tendonun uzatılması sağlanmaya çalışılır. Bu tedavi yöntemi ile hastaların yüzde 80’inde sorun çözümlenmiş olacaktır. Dirençli durumlarda hastalarda kullanılan gece ateli ağrının giderilmesinde önemi büyüktür. Ayrıca bu hastalarda evde egzersizlerinin yanında fizik tedavi programlarına başlanarak kısalmış olan tendonun uzatılması için ek programlar uygulanır. Ağrının devam ettiği hastalarda dışarıdan ses dalgası uygulamaları, enjeksiyonlar devreye girer. En son olarak çok dirençli vakalarda cerrahi olarak bu problem düzeltilebilmektedir” diyor.

Uygun ayakkabıda OLMASI GEREKEN özellikler
• Ayakkabının modeline göre ayakkabı numaranız değişkenlik gösterebilir. Her yeni modelde ayakkabılarınızı deneyerek alınız.
• Mümkün olduğu kadar ayağınızın biçimine en yakın uygunluktaki bir ayakkabı seçin.
• Yaşınız ilerledikçe ayaklarınızın büyüklüğü değişebilir.
• Her iki ayağınızı ölçtürün. Pek çok kişinin bir ayağı diğerinden büyüktür. Ayakkabıyı daha büyük olan ayağınızda prova edin.
• Ayakkabı provasını günün sonunda ayaklarınızın en büyük olduğu zaman yapın.
• Prova süresince ayakta durun ve her iki ayakkabının sonunda da en uzun ayak parmağınız için yeterli mesafenin mevcut olduğunu kontrol edin.
• Ayak taraklarınızın ayakkabının en geniş kısmına (ball pocket=tarak kesesi) iyi uyduğundan emin olun.
• Ayakkabıların ayağınıza oturduğundan ve ayağınıza uygun olduğundan emin olmak için ayakkabılarınızla
yürüyün.

Başparmak çıkıntısı çözümsüz değil

Toplumda her 2 kişiden 1’inin ayakları sorunlu. En sık karşılaşılan problemler arasında başparmak çıkıntısı, topuk ağrısı ve ayak mantarı bulunuyor


Onlarca kemik ve kastan oluşan ayaklarımız vücudumuzun taşıyıcıları olmalarına rağmen ihmal ediliyorlar. Bu, herhangi bir ağrı ya da acı yaşayana kadar ayağımıza gereken özeni göstermememizden kaynaklanıyor. Bir araştırmaya göre ayak sağlığı tam olarak yerinde olan erişkin oranı sadece yüzde 45. Bu, Türkiye’de 100 kişiden 55’inin ayak sağlığının sorunlu olduğunu gösteriyor.

Sorunlu ayakların büyük bölümünü kadınlar oluşturuyor. Gerek giydikleri ayakkabılar gerekse anatomik yapıları nedeniyle kadınların, ayaklarından erkeklere göre daha çok şikâyet ettikleri belirtiliyor. Ayak ve Ayak Sağlığı Uzmanı Çiğdem ÖZYILMAZ, ayak rahatsızlıklarını; başparmak çıkıntısı, topuk ağrısı (topuk dikeni) ve ayak mantarı olarak 3’e ayırıyor.

SİVRİ BURUN ETKENİ

Ülkemizde kadınlarda en sık görülen ayak sorunlarının başında baş parmak çıkıntısı ve topuk ağrısı geliyor. Çiğdem ÖZYILMAZ, “Her 2 sorunda da en önemli etkenlerden biri kadınların kullandığı yüksek topuklu ve ucu sivri ayakkabılardır. Kadınların topuklu ve ucu sivri ayakkabı giymeleri topuk ağrısı, başparmak çıkıntısı, diz ve bel problemlerine davetiye çıkaran etkenler arasındadır” diye konuşuyor. Son yıllarda Halluks Valgus yani başparmak çıkıntısının cerrahi tedavisinde ciddi değişiklikler meydana geldiğini belirtenÇiğdem ÖZYILMAZ , “Teknolojik değişimler ile ameliyat tekniğindeki değişiklikler hastaların ameliyat sonrası konforlarının artmasında önemli rol oynuyor” diyor.


Ameliyat sonrası alçı, çok uzun süreli istirahat ihtiyacı, ameliyat sonrası yoğun ağrı gibi sorunların günümüzde ortadan kaldırıldığı belirtiliyor. Hastalar ameliyat sonrası ayakkabılarıyla hemen yere basıp yaklaşık 3 hafta sonra işe dönüş yapabiliyorlar. Ameliyatlarda uygulanan ayak bileği blok uygulaması ise ameliyat sonrası ağrıların ortadan kaldırılmasını sağlıyor.

3 KADINDAN 1’İNDE GÖRÜLÜYOR

Türk toplumunda yaklaşık 3 kadından 1’inde topuk ağrısı görülüyor. Erkekler arasında görülme sıklığı ise yüzde 10 civarında. Bu sorunda hasta gece uykusunun ardından sabah yataktan kalktığında ya da uzun süre oturduğunda ilk attığı 3-4 adımda ayağının altında batma ve huzursuzluk hissediyor. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde bu ağrı ilerliyor ve gün içinde yürümeyle de ortaya çıkıyor.

Ayakkabı alırken bunlara dikkat edin

Her yeni modelde ayakkabılarınızı deneyerek alın.

Ayakkabılarınızı mümkün olduğu kadar ayağınızın biçimine en yakın uygunlukta seçin.

Yaşınız ilerledikçe ayaklarınızın büyüklüğünün değişebileceğini unutmayın.

Her 2 ayağınızı da ölçtürün. Pek çok kişinin bir ayağı diğerinden büyük olduğu için alacağınız ayakkabıyı büyük olan ayakta prova edin.

Ayakkabı provasını günün sonunda yapın.

Prova süresince ayakta durun. Her 2 ayakkabının sonunda en uzun ayak parmağınız için yeterli mesafenin olduğunu kontrol edin.

Ayak taraklarınızın ayakkabının en geniş kısmına iyi uyduğundan emin olun.

Topuklu ayakkabı giyenler nelere dikkat etmeli?

Ayak yapınızla uyumlu olduğu sürece bir davet ya da toplantıda 2-3 saat süreyle yüksek topuklu ayakkabı giymenizin bir zararı olmayacaktır.

Topuklu ayakkabı kullanımında sürenin uzaması öncelikle ayak arkası ve başparmakta yükün artmasına yol açar. Bu yük uzun süreli olduğunda kişide başparmak şekil değişiklikleri gelişir. Bu sürenin uzaması ayak arka adalesinin (Aşil tendonu) kısalmasına ve buna bağlı olarak topuk ağrısı ve küçük parmak deformitelerinin oluşmasına yol açar.

Sürenin çok artması ayak fonksiyonunu bozup yükün diz ve bele şiddetli geri dönüşüne neden olarak bu bölge sorunlarını tetikler.

Düztabanlık da yüksek kavis de sorun işareti

Düztabanlığı olanlarda, yüksek kavis sorunu bulunanlarda, bazı romatizmal hastalıklarda, obezitede, yanlış ayakkabıyla spor yapanlarda, yalınayak uzun süreli yürüyüşü seven veya dans edenler ile yüksek topuklu ayakkabı giyenlerde topuk ağrısı gelişebiliyor. Tedavide öncelikle kişiye özel tabanlıklar öneriliyor.

Egzersizlerle ayak altındaki tendonun uzatılması hedefleniyor. Dirençli durumlarda kullanılan ‘gece ateli’ ağrının giderilmesinde önemli yer kaplıyor. Bu hastalara evde yapılan egzersizlerin yanında fizik tedavi programlarına başlanarak kısalmış tendonun uzatılması için ek programlar uygulanıyor. Ağrının devam ettiği hastalarda devreye dışarıdan ses dalgası uygulamaları ve enjeksiyonlar giriyor. Son aşamada, çok dirençli vakalarda problem cerrahi olarak düzeltilebiliyor.

Tırnak mantarı kâbusunuz olmasın
Çiğdem ÖZYILMAZ, “Kadınların ayaklarının en büyük düşmanlarından biri olan tırnak mantarı; uzun süreli kapalı ayakkabı giyme zorunluluğu bulunan, ayak terleme problemi olan ve tırnak travması geçiren kişiler ile diyabet gibi kronik problemi olanlarda görülüyor. Hastalarda tipik olarak tırnak renginde bozulma, tırnakta kalınlaşma ve tırnak batması sorunlarıyla karşılaşılıyor.


Geleneksel tedavide hastalara ağızdan ilaç öneriliyor. Bu ilaçların kullanımları sırasında karaciğer ve böbrekte yan etkiler oluştuğu için ilacın erken kesilmesi tedavide karşılaşılan en büyük sorun” diyor. Çiğdem ÖZYILMAZ, yapılan araştırmalarda tırnak mantarı tedavisinin lazerle gerçekleştirildiğini gördüklerini, bu yöntemin hiçbir yan etkisi olmadığını, bu tedaviye ek olarak ayda 1kez ayak bakımı yapılmasının ve kullanılan lokal ilaçların yüz güldüren sonuçlar vermesinin ise tama yakın başarı sağladığını belirtiyor.

Ayak Mantarı Tedavisi

Ayak Mantarı Tedavisi, Ayak mantarı çeşitli tedavi yöntemleri sayesinde giderilir. Bu yöntemler tamamen doğal yöntemler olabildiği gibi, bilimsel yöntemler, korunma yöntemleri ve lazer tedavisi yöntemleri olarak sıralanabilir. Ayak mantarı özellikle karanlık ve nemli ortamlarda üreyen bakteriler sebebiyle oluşmaktadır. Ayak mantarı tedavisi için en kolay ve en güzel yöntem, aslında doğal olan yöntemdir. Ayak mantarının tedavisi çok kolay olmakla birlikte, ayak mantarından korunmak gereklidir.

Ayak Mantarı Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Ayak mantarı çeşitli tedavi yöntemleri sayesinde giderilir. Bu yöntemler tamamen doğal yöntemler olabildiği gibi, bilimsel yöntemler, korunma yöntemleri ve lazer tedavisi yöntemleri olarak sıralanabilir. Ayak mantarı özellikle karanlık ve nemli ortamlarda üreyen bakteriler sebebiyle oluşmaktadır.
Ayak mantarı tedavisi için en kolay ve en güzel yöntem, aslında doğal olan yöntemdir. Ayak mantarının tedavisi çok kolay olmakla birlikte, ayak mantarından korunmak gereklidir. Doğal yöntemler deneyip mantarın geçmemesi gibi bir durumda, ayak mantarı için geliştirilmiş ilaç ve kremleri kullanabilir, gerekirse lazer tedavisi de uygulayabilirsiniz.
Ayaklarınızda mantar oluşumunu önlemek için:
1. Ayaklarınızda mantar oluşumunu engellemek için ilk kural, ayak ve tırnak bakımlarınızı ihmal etmemektir.
2. Tırnak bakımınızı ihmal etmemeli ve tırnaklarınızı kesinlikle yuvarlak ve kısa kesmemelisiniz. Ayak tırnakları küt olarak kesilmelidir.
3. Havlularınız ve terliklerinizin başkaları tarafından kullanılmasına kesinlikle izin vermemeli ve aynı şekilde başkalarının kullandıklarını da siz kullanmamalısınız.
4. Özellikle hamamlarda herkesin kullandığı terlikleri kullanmamalısınız.
5. Ayaklarınızın kuru olmasına dikkat etmelisiniz. Islak kalan ayaklar mantar oluşumuna neden olur.
6. Ayaklarınızı terleten ayakkabılar giymemelisiniz. Özellikle de sivri burun ayakkabılar giymemelisiniz.
7. Ayaklarınız çok sık terliyorsa mutlaka çorap giymelisiniz. Çünkü çoraplar ayaklarınızda oluşan teri emer.
8. Ayaklarınız için kullandığınız pedikür aletlerini başkaları ile paylaşmamaya özen göstermelisiniz.
9. Son olarak terleyen ayaklarınıza bebek pudrası kullanabilirsiniz.
Ayaklarınızda oluşan mantar rahatsızlığı için doğal bir reçete arıyorsanız
Malzemeler:
  • 1 litre su
  • 2 diş sarımsak
  • 10 tane zakkum yaprağı
  • 10 çay kaşığı kına
Hazırlanılışı:
1 litre suyun içerisine 10 adet zakkum yaprağını koyup kaynatın. 10 dakika kaynattığınız bu malzemeyi ayaklarınıza sürüp yatın.( Bu uygulamanın mantar hastalığı dışında kullanılması yasaktır.)
Ayak mantarı tedavisi genellikle üç şekilde yapılır. Bu yöntemler ağızdan alınan ilaçlar, krem şeklinde olup cilt üzerine uygulanan ürünler ve son olarak da lazer yöntemi şeklindedir.
Ayak mantarı sorunu yaşadığınızda doktorunuzun hazırladığı reçeteye göre hareket etmelisiniz. Doktorunuz sizin için uygun olan ayak kremini vererek, mantar hastalığının oluşturduğu kaşıntı sorunlarına ve mantarın tedavisine, çözüm bulabilir. Bunun dışında doktorunuz size ağızdan almanız gereken bir ilaç da verebilir.
Ayak mantarını tedavi etmek için uygulanan, bir diğer yöntem de lazer tedavisidir. Lazer tedavisi ile mantar olan bölgeler kolayca temizlenebilir. Maliyeti pahalı olduğu için herkes tarafından tercih edilmese de, 2 seansta ayak mantarı için başarılı sonuçlar elde edilir.

11 Aralık 2014 Perşembe

Ayak mantarına doğal bitki çözümü?

Ayak mantarı ile tırnak mantarı farklı şeylerdir. Özellikle ayak mantarına çözüm bir bitkiden gelecektir. Podo Life Ayak Sağlığı Merkezi uzmanlarından Çiğdem ÖZYILMAZ size ayak mantarı için bir ipucu veriyor;

Portakal-nergisi diğer adıyla aynısafa bitkisinin lapası yapılıp tülbentle mantarlı bölgeye sarıldığında gözle görülür bir iyileşme olacaktır.

27 Kasım 2014 Perşembe

AYAK SAGLIGI IHMALE GELMEZ

Vücudumuzun bütün yükünü ayaklarımız çektiği halde nedense onlara gereken önemi vermeyiz pek. Seçilen ayakkabılar vücut sağlığımız icin oldukça önemli. Rastgele alınan ayakkabılar ayak sağlığını olumsuz yönde etkiler. Özellikle çocuklarda yürümeyi geciktirir ve basma bozukluğuna sebep olur. Hazırlayan: Çiğdem ÖZYILMAZ (www.podo-life.com)

AYAK TEMIZLIĞI Çorap ve ayakkabı içerisinde terleyen ayaklar düzenli olarak yıkanmalı, yer yer ayak havalandırılmalı, tırnaklar fazla uzatılmamalı ve düz kesilmeli. Giydigimiz ayakkabıları sık sık degistirmeli ve ayakkabıların da kuru kalmasını saglamalıyız. (Parmaklar hariç nemlendirici kullanılabilir.)

Kurulama Terleyen ayaklar kapalı ve havasız ortamda kaldıgı zaman bakteriler olusur. Bu bakteriler de koku, mantar ve enfeksi-yonlara sebep olurlar. Her yıkamadan sonra parmak arala-rı iyice kurutulmalı. Temiz ve kuru çoraplar giyilmelidir. Par-mak aralarına veya çorap içine parmak uçlarına gelecek se-kilde pudra dökülerek te kuru kalması saglanabilir.

Ponzalama ve ayak bakımı Nasır, kalınlaşmıs deri oldugu icin, derinin üst tabakalarının temizlenmesiyle tedavi edilir. Nasırlı bölgeyi yumuşatmak için ılık suda bir süre tutun. Daha sonra fazla sert olmayan bir ponza tası veya benzeri yumuşak bir aletle nasırlı bölgeyi hafifçe temizleyin. Böylece ölü hücre temizlenmiş olur. Nasırlı kısım bir süre ıslatılıp yumusatıldıktan sonra ponza taşıyla ovulur. Bu, yeni oluşmaya başlayan nasırlar. için yeterlidir.

AYAKKABI SEÇIMI Genis ve Ayak ve özellikle parmak bölgenize baskı derin olmalı yapmayacak şekil ve yumuşaklıkta secin. Eskiyerek şeklini kaybetmis olanları giy-meyin. Ayakkabınızın topugu özellikle belli bir yöne dogru aşınıyorsa mutlaka bir or-topediste başvurur. Ozellikle diyabet has-taları ayakkabı seçerken ayaklarını yarala-mayacak ayakkabılar secrnelidir.

Coraplar Ozellikle pamuklu çorapları tercih edin, ayak ve tırnaklarda oluşan mantarlar ve çok fazla terleyen ayaklar icin mutlaka hergün corapların değişmesi gerekiyor.

Topuklu ayakkabılar mümkün olduğunca geniş tabanlı olmalı, topuk yüksekligi 2 cm, en fazla 5 cm'yi ged-nemeli.

Parmaklar hareket edebilmeli ve hava gecebilmeli
Topuklu ayakkabı, yüksek, ince topuklu ayakkabılar-dan kacının. Çünkü uzun süre giyildiginde dengede durmak için be-deni öne egilmeye zorlar. Bu ayak-tabanlı olmalı, topuk yüksekliği de 2cm, en fazla 5 cm'yi gememeli. kabılar mümkün oldugunca geniş
Topuklu ayakkabılar vücudun ağırlığını parmak uçlarına yOkledigi için şekil bozuklukları, nasır ve ayak agrılarına sebep olur.

Erkek Ayakkabısı Taraklı ayağa sahip erkekler kesin-likle sivri burunlu ayakkabıları tercih etmemeli. Normal kalıplı ayakkabı al-mak istiyorlarsa bagaklı olanı tercih etmelerinde yarar var. Çünkü baguk-larla ayakkabıda esneklik saglanır.

Cizmeler Topuklu ve hava alama-yan ayakkabıları uzun süreli giymeyin, mut-laka yanınızda degisti-rebileceginiz ikinci bir ayakkabı bulundurun.

EGZERSIZLER Uzun yolculuklarda veya sürekli masa basında oturuldugunda ayaklar şiser, kan dolaşımı azalır. Saglıgınız için ayak egzersizler yapmanızda fayda var.
Dizinizi vücudunuza dogru çekin. Ayagınızı büyük tam daireler çizecek sekilde yavaşça kendi ekseni etrafında çevirin. Bunu 10-15 kez tekrarlayın.

Bir ayagınızı ileri dogru uzatırken di-ger ayagınızı geriye dogru çekin, kısa bir süre sonra diger ayagınızı geriye çekerek bu hareketi tekrar edin.
Numaralar Ebat numarasına göre ayakkabı seç-meyin, giydiginizde nasıl hissettigi-nize bakarak karar verin. Ayrıca ögle vaktinden sonra ayakkabı almaya çı-kın çünkü ayaklarımız öğleden sonra daha şiskin bir vaziyet alır.

Çocuk Ayakkabısı Rahatça esneyebilen yumuşak ve ha-fif ayakkabıları tercih edin. Spor ayak-kabıları çocuklar için daha uygundur. Cocuklar hızlı büyüdüğü icin sediginiz ayakkabının parmak uclarının dar ol-mamasına ve sıkmamasına dikkat edin.


AYAK SAĞLIĞI İHMALE GELMEZ

İstanbul Podo-Life Ayak Sağlığı Merkezi sorumlusu Çiğdem ÖZYILMAZ, ayakların ihmal edilmemesi gerektiğini açıkladı. Ayak sağlığında hijyenin de büyük önemi olduğunu anlatan Çiğdem ÖZYILMAZ, birçok hastalığın ayaklardan bulaşabildiğini söyledi.

Çiğdem ÖZYILMAZ, “Ellere göre ayaklarımız daha çok ihmal ediliyor" dedi. İhmal edilmiş bir ayağı tarif eden Çiğdem ÖZYILMAZ, “Ayakların ihmali bir kere ayak kokularına yol açar. Ayak kokusu toplumda itici bir durum yaratır. Ayak kokuları bir misafirliğe gittiğinizde veya toplu namaz kılınan ortamlarda insanı rahatsız eder. Veya eşler arasında problem yaratır. İhmal edilmiş bir ayakta ayrıca ayak tabanı çevresinde, özellikle topuk tabanı çevresinde nasırlaşma, topuk çatlakları meydana gelir. Tırnaklarda tırnak mantarı, parmak aralarında ciltte mantarlaşma ayak bakımının kötü olduğunu gösteren unsurlardır. Şeker hastalığınız varsa, ayağınıza iyi bakmazsanız, ayağınızda yaralar çıkar. Bu yüzden ayağınızı bile kaybedebilirsiniz. Sadece ayağı değil, bacağınızı da kaybedebilirsiniz" diye konuştu.
 
AYAK BAKIMINDA HİJYEN ÖNEMLİ
Ayaklar gibi ayak bakımının yaptırıldığı yerlere de özen gösterilmesi gerektiğini anlatan Çiğdem ÖZYILMAZ, menikür pedikür yaptırılırken sterilize edilmemiş aletlerden de uzak durulması çağrısında bulundu. Aksi takdirde AİDS, Hepatit gibi hastalıkların bu yolla bulaşabileceğini anlatan Çiğdem ÖZYILMAZ, nasır tedavisinin de mutlaka steril aletlerle yapılması gerektiğini açıkladı.

AYAĞIN ÖNEMİ
Ayağın vücudun en önemli organlarından biri olduğuna dikkat çeken Çiğdem ÖZYILMAZ, “Ayaklarımız vücut ağırlığımızı taşıyor. Yer çekiminden oluşan vücut ağırlığımızın oluşturduğu kuvvetin yere dağıtımını gerçekleştiriyor. Ayağın kendi içindeki kaslarla oluşturduğu enerjiyle bizim hareket etmemizi de sağlıyor. Yürümemizi, koşmamızı ayak aracılığıyla sağlıyoruz. Yaşamımızın çok önemli bir organı" dedi.

20 Kasım 2014 Perşembe

Diyabetik Ayak Ünitesi, Tıp Fakültesi’nde açıldı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle düzenlenen konferans gerçekleşti. Konferans sonrasında Kocaeli’de ilk ve tek olan Diyabette Önleyici Ayak Bakımı ve Podoloji Ünitesi’nin açılışı gerçekleşti.
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Konferans Salonu’nda 14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle bir konferans düzenlendi. Dünya Diyabet Günü konferansına; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zekeriya Özak, İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Melih Kaştı, KOÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, öğrenim görevlileri, öğrenciler ve diyabet hastaları katıldı.

ÇOCUK DİYABETE ÖNEM VERİLSİN

Konferansın açılış konuşmasını KOÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Hatun yaptı. 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nü kutlamak yerine farkındalık Günü olarak görmek gerektiğini söyleyen Hatun, “Diyabet çok konuşulan bir konu. Erişkin hastalığı olarak biliniyor. Çocuk diyabet daha seyrek görünüyor. Ancak çocuk diyabete önem verilmesi gerekiyor. Dünyada 400 milyon, Türkiye’de ise 7 milyon diyabet hastası bulunuyor. Ancak bir o kadar da aday insan var. Türkiye’de 18 bin çocuk diyabet var. Her yıl 1700 çocuk diyabet oluyor. Onların da ayrı bir dünyası var” dedi.

TEDAVİ İÇİN 600 MİLYAR DOLAR

KOÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Prof. Dr. Berrin Çetinarslan Arslan ise diyabet konusunda ortak bir bilincin geliştirilmesi gerektiğini söyleyerek, “Diyabetli insan sayısının 2014 yılında yüzde 55 artış ile 600 milyona yaklaşacağı öngörülüyor. Bu korkunç bir rakam. 2013 yılında tüm dünyada diyabete 600 milyar dolar para harcandı. Bu rakamın 2035 yılında 650 milyar dolar olması bekleniyor. Diyabet e çok bacak damar ve sinirleri etkiliyor. Ayaklardaki yaralar çok kolay gelişiyor. Sonucunda diyabetik ayak ortaya çıkıyor” dedi.

500 HASTA DEĞERLENDİRİLDİ

Kocaeli’de ilk ve tek olan Diyabette Önleyici Ayak Bakımı ve Podoloji Ünitesi’nin de bu diyabetin bu olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla açıldığını söyleyen Prof Dr. Berrin Çetinarslan Arslan, “Bugüne kadar 500 hasta değerlendirildi ve bunlardan 240 hastaya da pedogram analizi yapıldı. Ayrıca 50 hastaya 'tırnak teli yöntemi' ve 20 hasta için ise tırnak deformitesi podoloji tedavi yöntemleri uygulandı” dedi.

FİLM GÖSTERİMİ YAPILDI

Konferansta ayrıca; Prof. Dr. Zeynep Cantürk, Yrd. Doç. Dr. Rüştü Taştan ve Dr Ayfer Peker 'Diyabette önleyici Ayak Bakımı ve Üniversite çalışmaları' hakkında bilgi verdi. Programda ayrıca 'Arkadaşım Diyabet' isimli kısa film gösterimi yapıldı. Diyabetli maratoncu Gürkan Açıkgöz 'Diyabet ve Egzersiz' isimli sunum yaptı. Diyabetli Çocuklar Vakfı adına da Ebru Ercanlı, Çağrı Çakıcı, Gamze Gedikli, Emre Uslu vakfın kuruluş amaçlarıyla ilgili bilgi verdi.

10- 100 TL ARASINDA

Diyabetik Ayak Ünitesi’nde doktor olarak podoloji programı öğretim görevlisi Ayfer Pekre ve podologlar Yeliz Sancar ve Dilek Okumuş görev yapacak. Ünitenin içerisinde muayene odası, tedavi odası ve tabanlık yapım atölyesi bulunuyor. Ünitede; tırnak batması, tırnak kalınlaşması, diyabetik ayak tedavisi, tabanlık yapımı, genel ayak muayenesi, medikal ayak bakımı, yürüye analizi, nasır, mantarlı tırnak gibi hizmetler 10 TL ile 100 TL arasında fiyatlarla verilecek. Bütün bu uygulamalar SGK ile yapılacak olan anlaşmanın ardından ücretsiz verilecek.

YÜKSEK TOPUK VE DAR AYAKKABI TIRNAK BATMASI SEBEBİ

Yüksek topuk ve dar ayakkabı giyenlerde tırnak batması vakasının yüksek olduğunu belirten el ayak bakım uzmanı ve uzman Çiğdem ÖZYILMAZ, "Toplumun yüzde 60'ının ayak tırnakları bakımsız. Özellikle yüksek topuk ve dar ayakkabı,...


Yüksek topuk ve dar ayakkabı giyenlerde tırnak batması vakasının yüksek olduğunu belirten el ayak bakım uzmanı ve uzman Çiğdem ÖZYILMAZ, "Toplumun yüzde 60'ının ayak tırnakları bakımsız. Özellikle yüksek topuk ve dar ayakkabı, çorap giyenlerde tırnak batması oranı yüzde 60'larda." dedi.
Toplumun önemsenmeyen gizli hastalıklarının başında tırnak batmasının geldiği belirtildi. Özellikle ayak başparmaklarında tırnak yatağında oluşan bozulmaların tırnak batmalarına sebep olduğu, bunun da yaşam kalitesini olumsuz etkilediği ifade edildi. Çiğdem ÖZYILMAZ, tırnak batmasının dikkate alınması ve tedavisi edilmesi gereken bir rahatsızlık olduğunu dile getirdi. Önemsenmeyen tırnak batması vakalarında ayakta oluşan enfeksiyonun diğer hastalıkları tetiklediğine dikkat çeken ÖZYILMAZ, "Tırnak batmaları önemsenmediği için toplumun yarıdan fazlasında ayak sağlığı sorunu var. Özellikle şeker hastalarında tırnak batması vakalarının önemsenmemesi halinde oluşabilecek enfeksiyon, parmak ve ayakta kangrene neden olabilmekte." dedi.

'DAR ÇORAP VE AYAK TERLEMESİ AYAKTA HASTALIK SEBEBİ'
Tırnak batması vakalarına genellikle ucu dar, yüksek topuklu ayakkabının yanısıra ayağı sıkan çorapların giyilmesinin de sebep olduğuna vurgu yapan ÖZYILMAZ, "Ayakta terleme, ucu dar sivri ayakkabıların ve dar çorapların uzun süre kullanılması, tırnak batmalarının sebeplerinden birisi. Ayrıca aşırı kilo ve hamililekte alınan kilolar da tırnak batması vakalarına neden olmakta. Tedavisi mümkün olan bu rahatsızlıktan kurtulmak için vatandaşlarımızın bir uzman cildiye hekimine muayene olmalarını, tedavilerini destekleyici olarak da uzman el ayak bakım merkezlerine gitmeleri tavsiye ediyoruz." diye konuştu.

'TIRNAK KESİMİNİ BİLMİYORUZ'
Tırnak bakımı kadar kesimin de önem taşıdığını sözlerine ekleyen ÖZYILMAZ, "Maalesef doğru tırnak kesimini bilmiyoruz. Tırnakları derin kestiğimiz için sonradan çıkan tırnak ete gömülmekte. Doğru tırnak kesiminde, tırnak ile parmak eti aynı hizada olmalı. Yanlış yapılan manikür ve pedikürler de el ve ayak parmaklarında tırnak batması gibi problemlere kapı açıyor." dedi.

6 Kasım 2014 Perşembe

Sağlık açısından ayak ve el bakımı çok önemlidir.

İstanbul'da hizmet veren el ve ayak bakımı merkezi uzmanı Çiğdem ÖZYILMAZ,el ve ayak sağlığının insan sağılı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
İstanbul'da çok önce açılan el ve ayak bakım merkezinde İstanbullulara ve İstanbul'a gelen misafirlere hizmet verdiğini söyleyen ÖZYILMAZ, “Vücudun tüm yükünü taşıyan ayakların bakımı insan sağlığı açısından büyük önem taşır. Bu nedenle İstanbul’da Bostancı semtinde Podo-life El ve Ayak Bakım Merkezimizi açtık. En son teknolojik cihazlarla birlikte steril malzemelerle ve hijyenik ortamda bay ve bayanların batık tırnak, nasır, siğil, tırnak-deri mantarı, diabetik ayak, kalınlaşmış tırnak ve deforme tırnak deri bakımları yapılmaktadır” dedi.

2 Kasım 2014 Pazar

Tırnak Problemleri ve Hastalıkları Çiğdem ÖZYILMAZ

Tırnaklarda kolay kırılma ve yıpranmanın nedenleri nelerdir?

Tırnakların kolay kırılma ve yıpranmasının en önemli nedeni çevresel faktörlerdir. Tırnakların sürekli ıslak kalması, aseton vb.. kimyasal maddelerle sürekli teması, sık yapılan manikürler, tırnakların çok uzun bırakılması veya çok kısa kesilmesi bu faktörler içinde sayılabilir. Ayrıca bazı hastalıklar da tırnaklarda kırılmaya veya şekil bozukluğuna neden olabilir. Tiroid hastalıkları, vitamin eksiklikleri, kansızlık, tırnak çevresindeki ciltte eczema veya sedef hastalığı tırnaklarda bozulmaya yol açmaktadır.
 

Tırnak mantarı nasıl ortaya çıkar ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Tırnak mantarı, tırnak plağında kalınlaşma, sarı-kahverengi renk değişimi şeklinde görülmektedir. Hem el hem de ayak tırnaklarında ortaya çıkabilir. Ayak parmaklarındaki yapısal bozukluklar, sürekli nemli kalması, aşırı terleme, dar ayakkabılar tırnak mantarı oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Tırnak mantarı tedavisi uzun surely ve sabır isteyen bir tedavidir. Tırnağa sürülen özel cilalar ve ağızdan alınan mantar ilaçları ile tedavi edilmelidir. Ağızdan alınan ilaçlar 3-4 ay süreyle kullanılmalıdır. Son yıllarda tırnak mantarı tedavisinde lazer yöntemleri kullanmaktayız. Lazer tedavisi haftada 1 seans olmak üzere toplam 4 seans yapılmaktadır.
 

Tırnak batması nasıl ortaya çıkar ve nasıl tedavi edilir?

Tırnak batması dar ve sivri burun ayakkabı giymek, tırnakları çok kısa kesmek, yanlış pedikür uygulamaları sonucunda oluşmaktadır. Tırnakların yan kenarları kıvrılarak cildin içine girer ve batan tırnağın etrafındaki ciltte kızarıklık, kabarıklık meydana gelir. Sürekli tırnak batması enfeksiyonlara neden olabilir, ağrıdan dolayı yürürken rahatsızlık meydana gelir. Tırnak batması tedavisi öncesi aktif enfeksiyon varsa öncelikle enfeksiyon tedavi edilmelidir. Hafif derecede bir tırnak batması varsa tırnağı batan kısmından ayırmak için tel, gazlı bez kullanılarak rahatlama sağlanır. Ancak batma derecesi fazla ise, tırnak kenarında sık iltihabi şişlik oluyorsa tırnağın batan kısmı çıkarılarak tedavi edilebilir. Tırnak batma probleminde önemli olan tırnağın doğru kesilmesini sağlamaktır.

24 Ekim 2014 Cuma

Sağlıklı ve bakımlı tırnaklara sahip olmak için bir kaç öneri

Tıpkı ellerimiz gibi dış dünya ile en çok tırnaklarımız temas eder. Özellikle kadınlar için tırnakların şekli ve görünümü en az eller kadar önemlidir. 

Tırnaklarımızın yapısı için kabaca el derisinin daha sertleşmiş ve kalınlaşmış şeklidir diyebiliriz. Deri, tırnak ve saçlarımızın temel maddesi keratindir. Ayrıca kalsiyum, demir ve çinko gibi elementler de tırnağın yapı taşlarıdır. Sağlıklı tırnaklar için proteinden zengin bir diyet önemlidir.

Özellikle kadınların sıklıkla şikayetçi olduğu kırılgan, uçları kat-kat ayrılan tırnaklar sık su ve sabuna-deterjana maruz kalmanın bir sonucu. Tırnaklarda sıkça meydana gelen bir diğer hastalıkta tırnak mantarıdır ve tıbbi tedavi olmadan iyileşmesi mümkün değil.

Tırnak batması da tırnakların şeklinin ve el-ayak sağlığının bozulmasında önemli ve sık görülen bir hastalık. Ellerde neredeyse yüzde yüzü yanlış kesim ya da tırnak yemeye bağlıyken ayak tırnağında oluştuğunda parmakların şekil bozukluğunun da buna sebeb olabileceğini unutmamak gerekir.
İşte Çiğdem ÖZYILMAZ'dan tırnak sağlığı ve bakımı üzerine önemli tavsiyeler...

Tırnak bakımınızda dikkat etmeniz gerekenler

Güzelliğinizi tamamlayan tırnaklarınızın bakımında dikkat etmeniz gerekenler ve sağlıklı, güzel tırnaklar için birkaç pratik bilgi...

 
Tırnaklarımız derimizin bir parçası, uzantısıdır. Tıpkı ellerimiz gibi dış dünya ile en çok tırnaklarımız temas eder. Özellikle hanımlar için tırnakların şekli ve görünümü en az el kadar önemlidir. Tırnaklarımızın yapısı için kabaca el derisinin daha sertleşmiş ve kalınlaşmış şeklidir diyebiliriz. Deri, tırnak ve saçlarımızın temel maddesi keratindir. Ayrıca kalsiyum, demir ve çinko gibi elementler de tırnağın yapı taşlarıdır. Sağlıklı tırnaklar için proteinden zengin bir diyet önemlidir.  
 
Birkaç pratik bilgi:
 
- El tırnakları ayak tırnaklarından daha çabuk uzar. 
 
- El tırnaklarımız yazın daha hızlı uzar. 
 
- Dominant el tırnağı diğerinden daha çabuk uzar. 
 
- Erkek tırnağı kadınlarınkinden daha hızlı uzar. 
 
- Kavisli (konveks) tırnaklar düz tırnaklara göre daha sert ve dayanıklıdır.
 
- Tırnaklarımızın şekli, yapısı ve uzama hızı hastalıklardan çok çabuk etkilenir. Bazen tırnakta meydana gelen renk, şekil ve yapı değişimleri bir deri ya da iç hastalığının belirtisi olabilir. 
 
Tırnaklarda görülen hastalıklar
 
Özellikle hanımların sıklıkla şikayetçi olduğu kırılgan, uçları kat-kat ayrılan tırnaklar, sık sık su, sabun ve deterjana maruz kalmanın bir sonucudur. Tırnaklarda sıkça meydana gelen bir diğer hastalık da tırnak mantarıdır ve tıbbi tedavi olmadan iyileşmesi mümkün değildir. Tırnağın bir kenarı, ucu ya da kökünden başlayıp ilerleyen kalınlaşma, boşalma veya sarı-yeşil-kahverengi renk değişimi tırnak mantarının ilk belirtileri olabilir. Siyah, mor, koyu mavi renk değişimi travmaya bağlı kanamadan kaynaklanacağı gibi başka bazı (benler vs.) tırnak/deri hastalıklarını da işaret ediyor olabilir. Bu durumlarda bir dermatoloğa danışılmasında büyük fayda vardır.
 
Tırnak batması da tırnakların şeklinin ve el-ayak sağlığının bozulmasında önemli ve sık görülen bir hastalıktır. Ellerde neredeyse yüzde yüzü yanlış kesim ya da tırnak yemeye bağlıyken ayak tırnağında oluştuğunda parmakların şekil bozukluğunun da buna sebep olabileceğini unutmamak gerekir. 
 
Tırnak bakımında dikkat edilmesi gerekenler
1- Tıpkı eller gibi tırnaklarımızın da sık ve fazla miktarda deterjan-su-sabunla temasını engellemeliyiz. Bunun en pratik yolu ev işi yaparken eldiven giymeyi alışkanlık haline getirmektir.
 
2- Tırnaklar uygun bir makasla tercihen nemli ve yumuşakken, mümkün olduğunca parmağın ucuna yakın ve düz olarak kesilmelidir.
 
3- Gerek kişiler gerekse manikür-pedikür işlemi yapan profesyoneller genellikle batan bir tırnağı kurtarmak için tırnağın yan tarafını daha derine doğru kesmeyi yeterli görürler. Bu tırnağın daha derinde (geride) batmasına sebep olur ve 1-2 hafta içinde (tırnak uzadıkça) sebep olacağı ağrı ve şekil bozukluğu daha da fazla olacaktır.
 
4- Düzenli ve sık nemlendiriciler sürmek özellikle gece yatarken yoğun-yağlı bir pomadla masaj yapmak (örneğin basit vazelin) oldukça faydalıdır.
 
5- Manikür ve pedikür işlemlerini bu işte eğitimli ve sertifikalı kişilere yaptırmak, mümkünse kişinin kendi setini edinip işlemlerin onunla yapılmasını sağlamak bulaşıcı hastalıkları önleme açısından iyi bir önlem olabilir.
 
6- Tırnak eti ile fazla oynamamak gerekir.
 
7- Oje çıkarıcı ürünler ise aksine içerdikleri solvent, alkol ve diğer kimyasallar nedeniyle tırnağı kurutup yıpratabilir. O yüzden haftada 1-2 kezden fazla oje çıkarıcı kullanmamak gerekir. Bu maddeler kullanıldıktan sonra eller çok iyi silinip bol suyla yıkanmalı ve nemlendirici sürülmelidir.
 
8- Ojeler genelde tırnak üzerinde pek olumsuz etki yaratmazlar, çok nadiren içerdikleri boyalar ve kimyasallar alerji yapabilir. Birçok kişinin düşündüğü gibi ojelerin “tırnağın hava almasını” engellemesi söz konusu değildir.
 
9- Yapısal olarak ince ve yumuşak tırnaklara sahip kişiler, tırnak sertleştirici cilalar kullanabilir. Bunlar içlerinde sertleştirici kimyasallar içeren saydam ojelerdir. Tırnağın sadece ön kısımlarına uygulanmalı ve tırnak etlerine temas ettirilmemelidir.

9 Eylül 2014 Salı

Ayaklara Kış Bakımı

Evde yapacağınız basit bakımlar ile ayaklarınızı yumuşacık tutabilirsiniz!

Tüm gün vücudun ağırlığını taşıyan ayaklara, özellikle kış ayında bakım yapmayı ihmal etmemek gerekiyor. Podo-Life.com; yumuşacık ve bakımlı ayaklara sahip olmak isteyen kadınlar için, pratik bakım önerilerini açıklıyor...
Özellikle kış aylarında sürekli ayakkabı ve çorapla sıkışan ayakların bakıma daha fazla ihtiyacı var. Ayaktaki her bir noktanın bir organı temsil ettiğinden hareketle ayağınıza iyi bakmak birçok organınız için de önem arz ediyor. Kış aylarının en büyük sorunlarından biri kuruyan, susuz kalmış ve çatlama tehlikesiyle karşı karşıya kalan ayaklar oluyor. Haftada bir kez mutlaka ayak bakımı yapmak gerekiyor.
Günlük ayak bakımı hastalıklardan koruyor
Tüm gün boyunca vücut ağırlığını taşıyan ayaklara, her gün düzenli bakım yapmak olası sorunları engelliyor. Bunun için sabah evden çıkmadan ayak kremi sürülebilir. Ayak kremi seçerken yenileme özelliği olan kremleri tercih etmek gerekiyor. Podo-Life uzmanları, kendi özel ayak kremini öneriyor. Akşam saatlerinde de sakinleştirici ve yatıştırıcı kremlerle yapılan masaj sonrası ayaklarınızdaki farkı hissedeceksiniz. Podo-Life, kendinizi yorgun hissettiğiniz günlerde, evde ayaklarınızı yükseğe kaldırarak kan dolaşımını kontrol etmenizi öneriyor.
Kısa tırnak tercih edilmeli, tırnak batmasına dikkat edilmeli
Kış mevsiminde sürekli kapalı ve ayakkabı içinde kalan ayaklarda uzun tırnak kullanmak zor oluyor. Kış mevsiminde kısa tırnak kullanılması gerektiğinin altını çizen uzmanlar, hem sağlık, hem temizlik açısından tırnak boyunuzu kısa ve temiz tutun önerisinde bulunuyor. Podo-Life güzellik uzmanları tırnaklarınızın da kendini yenilemesi için tırnak bakımında tırnak üstü törpüsü kullanılması gerektiğinin altını çiziyor. Ayaklarda tırnak batması da sık karşılaşılan bir sorun. Tırnak batması için uzmanlar düzenli pedikür yapılmasını öneriyor. Pedikür sırasında ayak bakımı yapılması, tırnak batması olayını azaltırken; ayakların yumuşak görünmesine de katkı sağlıyor.
Topuk çatlağı ve topuk dikeni için özel bakım yapılmalı
Soğuk havaların etkisiyle artan topuk çatlağı, ponza taşı ile temizlenebilir. Duştan sonra ayağı hafifçe kurulayıp ponza yapılırsa, topuk çatlağı görüntüsünün kaybolduğu ve ölü derinin gittiği görülecektir. Ayak bakımı yaparken ponza işleminin ardından peeling uygulamasıyla ayaktaki kan dolaşımı hız kazanacaktır. Podo-Life.com'da indirimle satışa sunulan Bitki özlü Ayak Kremleri ile ayaklar nemlendirilebilir. Böylelikle topuk çatlağı oluşumu engellenmiş olacaktır. Topuklarda oluşan bir diğer sağlık sorunu ise topuk dikeni. Hayatı zorlaştıran topuk dikeni hastalığının önüne geçmek mümkün. Topuk çatlağı için bakım yapmak, topuk dikeni oluşumunu önlemede önemli bir yöntem.
Haftada bir peeling
Peeling uygulaması, mutlaka haftada en az bir kere yapılması gerekiyor. Tabanda oluşan ölü deriden kurtulan ayaklara, işlemin ardından ayak bakımı ürünleri ile 5 dakika boyunca yapılan masaj yapılıyor. Bu sayede cilt pürüzsüzlüğe kavuşuyor. Podo-Life.com'da indirimle satışa sunulan Podo-Life Ayak Peelingleri bu konuda en büyük yardımcınız olacaktır. Peeling etkisi için yazın deniz kenarından topladığınız çakıl taşları ile ayak masajı yapılabilir. Peeling sayesinde ayak mantarı, topuk dikeni gibi birçok rahatsızlığın önüne geçilebiliyor.
Ayak masajı şart
Evde, kendinizi ve ayaklarınızı spa ile şımartın. Gün boyu kapalı kalan ayaklarda oluşan ayak kokusu ve ayak sağlığı için spa çok önemli. Kokulu ve etkili banyo tuzlarıyla yapılan ayak masajı ile ayaklarınızı dinlendirin. İçine Podo-Life.com'da farklı çeşitlerini rahatlıkla bulabileceğiniz Aromaterapik Tuz attığınız çok sıcak olmayan suda ayaklarınızı bekletip ayaklarınıza detoks yapabilirsiniz. Bunun yanında etkili tuzlar ve köpükler de rahatlamanızı sağlayacaktır. Yapılan ayak masajı kan dolaşımını hızlandırarak daha zinde olmanızı sağlayacaktır.
Ayak kremi ile ayaklar neme doysun
Ayak sağlığı açısından nem çok önemlidir. Gece ayak bakımı için uyumadan önce vazelin gibi yağlı bir krem veya ayaklar için özel olarak tasarlanmış ayak kremi sürülerek ayak masajı yapılabilir. Podo-Life uzmanları ayak bakımı ürünü olarak Gehwol Ayak Kremlerini öneriyor. Ayak kremi sürüldükten sonra pamuklu bir çorap giyilmeli. Ayakların sabaha kadar yumuşacık olduğuna şahit olacaksınız.

 

4 Eylül 2014 Perşembe

BATIK TIRNAKLARIMIZI KİME EMANET EDİYORUZ?

BATIK TIRNAK YANLIŞ TEDAVİ EDİLDİĞİNDE AMELİYAT GEREKTİRİR.

Özellikle kadınların, batık tırnaklarını kuaförlerde manikürcüye tedavi ettirmeye çalışmaları bir klasiktir. Bu işlemlerin sonucunda geçici bir rahatlama yaşasalar da aynı sorun bir süre sonra yine karşılarına çıkar. Hatta bazı durumlarda batık o denli vahim hale gelir ki, artık ameliyat dışında tedavisi mümkün değildir. Ayak Sağlığı Uzmanı Çiğdem ÖZYILMAZ, batık tırnak ve profesyonel tedavisi hakkında bilgi verdi. Batık tırnak acı verici, yürümeyi zorlaştıran hatta ileri durumlarda engelleyen, görüntü olarak hoş olmayan ve genellikle uzun süre devam eden bir tırnak hastalığıdır. Tırnak ve ayak derisi arasındaki derinin kızarmasına ve iltihaplanmasına yol açar. Buna rağmen batık tırnak sorunu yaşayan çoğu kişi, yanlış bilgilendirme ve yönlendirme ile işin uzmanı haricinde yapılan acı verici ve kalıcı olmayan tedaviler nedeniyle batık tırnak tedavisine yanaşmamaktadır. Podo-life Ayak sağlığı ve bakım merkezi sayesinde bu sorun kalıcı ve ağrısız bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

Batık tırnak tedavisi nasıl uygulanır?

Doktor ve ayak bakım uzmanı eşliğinde ayak banyoları, kremler, antibiyotik kullanımı ve tırnakların kısaltılması şeklinde uygulanmaktadır.
Bu tedavilerin işe yaramaması ve batık tırnağın uzun süre ile tedavi edilmediği veya yanlış tedavilerin uygulandığı vakalarda tırnak ameliyatı yapılmaktadır. Genelde tırnağın tümüyle alınmasına gerek yoktur. Çünkü tırnağın sağlıklı kısmının alınmaması gerektiğinin önemi tüm bu tedavilerin uzun yıllar süresince uygulanması neticesinde öğrenilmiştir.
Batık tırnak tedavisinde genelde uygulamanın yapılacağı tırnak uyuşturulur ve dolayısıyla hiçbir acı hissetmezsiniz. Daha sonra tırnak yatağı ile tırnak arasındaki bölge açılır ve deri içerisinde kendine yer yapmış olan batık tırnak çıkartılır. Fakat bu tedavi şeklinde kalıcı bir rahatlatma söz konusu değildir çünkü tırnak tekrar batık bir şekilde uzamaya devam edecektir. Tedavi ya da bakım sonucunda hasta hiçbir acı hissetmez. Aynı zamanda bir süre tırnak kesimlerine müdahale etmeyip bir uzman tarafından kanalları düzeltilen tırnak kesilmelidir.

 

17 Ağustos 2014 Pazar

Podolife 'dan Huzurevine Ayak Muayenesi

İstanbul’te faaliyet gösteren Podolife Ayak Sağlığı Merkezi, geçtiğimiz günlerde İstanbul Belediyesi Huzurevi’nde barınan yaşlıları merkeze getirip, tek tek ayak sağlığı açısından muayene etmiş.  Huzurevi sakinleri çok mutlu. İBB Huzurevi sakinleri Podolife Ayak Sağlığı Merkezi yetkilisi Çiğdem ÖZYILMAZ ve ekibindekilere teşekkür ediyor

15 Ağustos 2014 Cuma

Ayak mantarları ve tırnak batmaları

Ayakta mantar oluşumu fazla sık rastlanan bir problemdir. Ayak derisinde ve tırnaklarda görülür. Ayakkabı içerisinde havasız, nemli ve karanlık ortamda kalan ayaklarımız mantarın oluşumu için fazla müsait bir ortam sağlamaktadır. Mantarın bulaşıcı sıfatı vardır diyen Çiğdem ÖZYILMAZ konuyla ilgili görüşlerini aktarıyor.

Tüm gün ayakkabıların içine hapsettiğimiz ayaklarımıza bir de yanlış kundura seçimi, yanlış çorap seçimi ile mantarı nerdeyse çağrı ediyoruz. Örneğin; sentetik çoraplar, hava almayı önleyen, terleten ayakkabılar, spor ayakkabılar gibi taraf unsurlar mantara davetiye çıkarıyor.
Tabii bir de mantarın bulaşıcı sıfatı vardır diyen Çiğdem ÖZYILMAZ konuyla ilgili görüşlerini aktarıyor. ' Bundan ötürü ortak kullanım alanları (spor salonları, yüzme havuzları, yaş zeminler gibi), başkasına ait ayakkabılar, terlikler, tırnak makasları ve hijyenik olmayan ortamlarda yapılan ayak bakımları da mantarın kolayca bulaşmasını sağlamaktadır. Elbette bazı hastalıklar da mantarın oluşmasında etkili olur. Başta diyabet, terleme, sedef ve egzama gibi ten hastalıkları da mantar oluşumunu hızlandırır.'

Ayak mantarı nasıl tedavi edilir?
Ayak ve tırnak mantarı fazla yaygın bir ten problemidir. Birçok adamda yaşam boyu en az bir defa ayak mantarı gelişir. Daha fazla erişkin ve ergenlik çağındaki erkeklerde görülür, kadınlarda ve 12 yaşından ufak çocuklarda ise daha nadirdir. Ayak mantarı kolaylıkla tedavi edilebilmesine karşın başarılı bir tedaviden sonra bile tekrarlayabilmektedir. Sebep olan mikroplar, mantar ismi verilen küçük nebat benzeri organizmalardır. Mantar en iyi karanlık, nemli ve ılık ortamlarda büyür.
Ayak mantarı tedavisi, tanısı konulduktan derhal sonra geciktirilmeden başlamalıdır. Hafif durumda sürülen anti-fungal (mantara karşı etkin) kremler etkilidir ve yanma hissi ve kaşıntı şikayetlerini de rahatlatır. Daha şiddetli veya mantar hastalığının sürülen ilaç kullanımı ile geçmediği durumlarda anti-fungal ilaçların ağızdan alınması gereklidir. Bitkisel içerikli kremler ve kapsüller de ayak mantarının tedavisinde kullanılabilir.
Tırnak mantarının ise tedavisi güçtür, aylar boyunca ağızdan ilaç kullanmayı gerektirir. Ağızdan alınan ilaçların ve kremlerin düzenli ve doktorun reçete ettiği süre boyunca kullanılması mantar hastalığının tekrarlamaması için önemlidir. Çünkü cildin görüntüsü düzelse de mantar hastalığı aktif olarak kalabilir ve tedavi kesildikten bir süre sonra yine ortaya çıkabilir. Bu sebeple tedavisi kadar korunma yollarına da ehemmiyet verilmesi gereken bir hastalıktır.

Ayak mantarından nasıl korunabiliriz?
• Ayakkabı seçiminde tabii ten seçmeliyiz. Ayakkabı fazla dar olmamalı ki içinde hava dolaşımı olabilsin. Bol kundura da sürtünme yapacağından sağlıklı bir seçim değildir.
• Pamuklu veya yün çoraplar tercih edilmelidir.
• Ayaklarımızı ayakkabıdan çıkarttıktan sonra gün boyu biriken bakterilerden temizlemek için yıkayıp, kurulamak gereklidir. Böylece günlük hijyen sağlanmış olur. Sonrasında gün boyu havasız kalan ayaklarımızı açıkta yılmak hava almasını sağlayacaktır.
• Yazın aleni ayakkabılar tercih edilmelidir.
• Özellikle parmak aralarında biriken neme dikkat edilmeli, parmak araları temizlenip iyice kurulanmalıdır. Başkasına ait çorap ve kundura veya terlik kullanılmamalıdır.
• Tırnak makası ve törpü gibi evde kullanılan aletleri kişisel olmalıdır.
• Banyo ve benzeri yaş zeminlerde aile bireylerinde mantar varsa, dikkat edilmeli ve hijyen sağlanmalıdır.
• Ayakkabı içerisinin havalanması için gün aşırı farklı kundura giyerek diğerinin gün boyunca havalanması sağlanabilir.
Eğer terleyen ayak ise, sabunlu bir bez ile silip havalanması için yılmak nihayet derece faydalı olur.
• Parmak aralarına krem sürmekten kaçınılmalı, bunu yerine hususi pudralar veya spray şeklindeki koruyucu ürünler tercih edilmelidir.
Tırnak batması
Tırnak batması pek fazla adamda görülen, kişinin yürümesini, amel görmesini engelleyecek derecede rahatsızlık ve ağrı verebilen bir sorundur. Tırnak batması bütün ayak parmaklarında olabilmekle birlikte genellikle başparmakta oluşur. Tırnak büyürken bir veya iki taraftan derinin içine doğru batma eğilimi gösterir, bu esnada oluşan enflamasyon sonucu tırnak kenarındaki doku da tırnağın üzerine doğru ilerler.
Tırnak batmasının sebepleri:
1- Hatalı ve derinden kesilen ayak tırnakları
2- İyi uymayan dar ve sivri burunlu ayakkabılar
3- Devamlı darbelere maruz kalma
4- Hamilelik ve doğum sonrası devre
5- Şişmanlık
6- Tırnaklarda mantar enfeksiyonu
Tırnak batmasını önlemek için, ayak tırnaklarını düz kesmek, fazla kısa kesmemek ve güzelce törpüleyip kıyı keskinliğini gidermek gerekir.
Ayrıca hastaların giydikleri ayakkabılara dikkat etmeleri gerekmektir. Önü dar ve ayağı sıkan ayakkabılardan ırak durmaları gerekmektedir. Ayakların hiçbir şekilde nemli kalmaması ve parmak uçlarında kurumaya ve kabuklanmaya bağlı olarak ufak çatlakların oluşmaması önemlidir. Aksi takdirde burada yerleşen mantarlar parmak arası ve beraberinde tırnak mantarına neden olacak, bu da biçim değişikliğine uğrayan ve kalınlaşan tırnağın batmasına neden olacaktır. Spor yaparken müsait kundura seçimi fazla önemlidir, sıkan veya katı ayakkabılar tırnakların ziyan görmesi ve batmasına neden olmaktadır. Ayağa uyan spor ayakkabılar tercih edilmelidir. Uzamış tırnaklar olası olduğunca düz olarak kesilmelidirler.

Tırnak batması nasıl tedavi edilir?
Tedavi açısından tırnak batmasını iki kısma ayırıyoruz. Tırnak batmasının yeni geliştiği, henüz cerrahi bir müdahale veya cazibe gerektirmeyen hafif vakalar veya birkaç haftadan uzun süren, iyileşmeyen kronikleşmiş vakalar. Hafif batma durumunda, tırnağa günde 2-3 defa yine edilen ılık su banyoları, antiseptiklerle tırnağın batan kısmının temizlenmesi, antibiyotikli krem uygulamaları veya enfeksiyon varlığında ağızdan antibiyotik uygulanması iyi netice verebilir. Yine hafif batma durumunda tırnak ile tırnak yatağı arasına sıcak su içinde tırnak bir süre bekletilip antiseptik uygulaması takiben bir pamuk parçası koymak ve bunu günlük değiştirmek tedavi edici olabilir. Böylece tırnak ile ten arasında bir tampon alan oluşturup tırnağın ete batmadan buradan büyümesi sağlanır.
Tırnak büyüyünce kavisli değil düz biçim de kesilir. Hafif batma durumunda pamuk uygulaması yerine nihayet zamanlarda tırnak teli uygulaması gündeme gelmiştir. Özel hazırlanan tırnak telleri birçok tırnak çekimi işlemini lüzumsuz kılmıştır. Cerrahi ve çoğu vakit anestezi gerektirmeyen bu işlem batan tırnağın konveks yapısını kaldırıp her iki kenarını tırnak yatağı ve deriden hafifçe yukarı kaldırarak batmayı engellemekte böylece şikayetleri ortadan kaldırmaktadır. Yaklaşık 3-4 hafta süre takılan bu teller birçok defa problem çözücü olmaktadır. Bu metot, fazla daha az ağrılı olması, amel gücü kaybına yol açmaması nedeni ile giderek daha fazla tercih edilen bir metot olacaktır.

 

Ayaktaki her kaşıntı mantar değildir

Vücudumuzun tüm yükünü taşıyan ayaklarımızın bakımı tam yapılmadığında ciddi problemlere neden olabiliyor...

Podolife Ayak Sağlığı Uzmanı Çiğdem ÖZYILMAZ, ayak bakımının vücut sağlığımız açısından çok önemli olduğuna dikkat çekti.

Ayakların günlük bakımı yapılmazsa ayak kokuları, mantar enfeksiyonları, tırnak batığı sosyal yaşantımızı da olumsuz etkileyebilecek sorunlardan sadece birkaçı…

Mantar enfeksiyonları nasıl oluşur?

Mantar enfeksiyonlarının toplumumuzda yaygın olarak gözlendiğini belirten Çiğdem ÖZYILMAZ, özellikle erkeklerde mantar enfeksiyonlarına daha sık rastlandığını belirtti ve ekledi: “Mantar etkenleri nemli ve karanlık ortamlarda kolayca ürer. Uzun süre ayakkabıda kalan terli ayaklar mantar üremeleri için uygun ortam oluşturur. Ayak mantarlarının bulaşmasında yüzme havuzları, spor salonları, saunalar ve kuaförler önemli rol oynuyor. Aile içinde de hijyen kurallarına dikkat edilmediği takdirde bulaşmaya da sık rastlanıyor” dedi.


Ayak mantarlarının farklı şekillerde görülebileceğine dikkat çeken Çiğdem ÖZYILMAZ, sözlerine şöyle devam etti: “Mantar enfeksiyonu belirtileri genellikle ayak 4 ve 5. parmak arasından kaşıntılı kızarıklık ve pullanma olarak başlar. Bazen ayakaltında su toplamasına benzer kabarcıklar olarak da ortaya çıkar. Unutulmamalıdır ki, ayakta oluşan her kızarıklık ve kaşıntı da mantar değildir. Bu nedenle, bir dermatologa başvurmadan ilaç kullanılması doğru değildir. Ayak tırnaklarındaki mantar enfeksiyonları ise, tırnakta kalınlaşma ufalanma ve renk değişikliği olarak ortaya çıkmaktadır. Mantar enfeksiyonlarında tanı, kliniklerde alınan deri veya tırnak örneğinin mikroskop altında incelenmesi ile kolayca konulabilmektedir. Ayak tırnak mantarlarında ayrıca kültür yapılması da gereklidir.”


Çiğdem ÖZYILMAZ, hastalığın tedavisi ve korunma yollarıyla ilgili şunları anlattı:

“Deriye sınırlı mantar enfeksiyonlarında sadece deriye uygulanan antifungal kremler veya spreyler yeterlidir. Eğer mantar enfeksiyonu yaygınsa 2-3 hafta sistemik tedavi topikal uygulanan kremlere eklenebilir. Tedavi süresi 6-8 haftadan kısa süreli olmamalıdır. Eğer tedavi kısa süreli uygulanırsa mantar enfeksiyonu tekrarlayabilmektedir.

Tırnak mantarı tedavisinde ise tırnak tek ve kısmı olarak etkilenmişse, tırnak törpülenerek uygulanan antifungal tırnak cilaları ile iki aylık bir tedavi yeterli olabilmektedir. Tırnağın tamamı veya birden fazla tırnak etkilenmişse sistemik antifungal tedaviler, el tırnakları için 4 ay, ayak tırnağı için ise 3 ay yeterli olmaktadır. Eğer tırnak mantarı tedavi edilmezse ayak mantarı enfeksiyonları da tekrarlamaktadır.

Ayakta ve/veya ayak tırnağında mantar enfeksiyonları varsa havuza girilmemeli ve toplu yaşam yerlerinde çıplak ayakla dolaşılmamalıdır.”


Tırnak batıkları ve tedavisi

“Tırnak batıkları en sık ayak başparmakta oluşmaktadır. Tırnaklar kenarlardan deri içerisine girerek bu bölgede kızarıklık şişlik ve ağrıya neden olur. Tırnak batığında enfeksiyon gelişmişse sistemik antibiyotik tedavisi gerekli olmaktadır. Tırnak batığına neden olan faktörler arasında, ayağın çok terlemesi, uygunsuz tırnak kesimi, uygunsuz sivri topuklu ve dar ayakkabılar giyilmesi, ayağı sıkan çorap kullanımını sayabiliriz.” dedi.

Tırnak batığı tedavisinde tırnakta kızarıklık şişlik ve ağrı varsa batık kısmın altına destek konulması ve kurutucu pansumanların yeterli olabileceğini belirten Çiğdem ÖZYILMAZ, “Batık nedeniyle tırnağın bu bölümünde kabarıklık meydana gelmişse hasta cerrahi müdahale ile rahatlayacaktır. Tırnak kökü çıkarıldığında tırnak bu bölümünden tekrar çıkmayacağı için problem ortadan kalkar.” dedi.

Ayak sağlığını korumak için yapılması gerekenler nelerdir?

• Ayaklar her gün düzenli olarak yıkanmalı, parmak araları dahil çok iyi kurulanmalıdır. Kurulama işlemi kurutma makinesi kullanılarak da yapılabilir.

• Çoraplar günlük olarak değiştirilmeli ve çorapların ayakları terletmemesi için pamuklu olmasına dikkat edilmelidir.

• Ayakkabı seçimi de ayak sağlığı açısından önemlidir. Ayakkabıların üstlerinin deri olmasına, ayak ergonomisine uygun olmasına, bayanların ayakkabı topuklarının 5 cm’den fazla olmamasına dikkat edilmelidir.
• Aynı ayakkabı üst üste uzun süre giyilmemelidir.

 

Ayak sağlığı için bunlara dikkat...

Tırnak mantarı, nasır, çatlamış topuklar gibi sebeplerle bu sıcak yaz günlerinde bile ayaklarınızı kapalı ayakkabıların içinde saklamaya çalışıyorsanız, Podolife Ayak Sağlığı Merkezi Uzmanı  Çiğdem ÖZYILMAZ ’nın anlattıklarını dikkate alarak, sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz.
Ayaklarınız yorulduğunda 10 dakika kadar sıcak suda dinlendirin. Sonra soğuk su ile şok uygulayın. Daha sonra tüm ayağınızı ve parmak aralarını iyice kurulayıp kremle masaj yapın. Son olarak, kalp hizasına kadar yüksek bir yere dayayıp 10 dakika kadar dinlendirin. Kan dolaşımınızı hızlandırmak için otururken ayak bileklerinizle havada daireler çizin. Ayaktayken de parmak uçlarınızda hafifçe yaylanın. Varsa, ayaklarınız ve bacaklarınız için masaj aleti de kullanabilirsiniz. Ayak tırnakları ve tırnak dipleri enfeksiyon ve hasarlara çok açıktır. Tırnaklarınız kırılıyorsa, rengi değişiyorsa, anormal derecede kalınlaşmış ise sorun ilerlemeden bir cilt hastalıkları uzmanına başvurmalısınız.

'Mantardan korunmak için kişisel hijyene dikkat edin'

Özellikle yaz aylarında henüz çok görülen mantar hastalığından korunmanın yolu şahsi hijyene dikkat etmekten geçiyor.
Özellikle yaz aylarında henüz çok görülen mantar hastalığından korunmanın yolu şahsi hijyene dikkat etmekten geçiyor. Uzmanlar, mantar hastalığının oluşmasının ve yayılmasının başlıca nedenlerini; nemli bırakılan deri, şahsi hijyene dikkat edilmemesi ve bir takım kronik rahatsızlıklar olarak sıralıyor.

Mantarın en sık ayak parmak aralarında, kasıklarda, tırnaklarda, saçlı deride ve ellerde görüldüğünü söyleyen Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Serpil Özyılmaz, "Ayak mantarları yetişkin erkeklerde henüz yaygın görülür. Ayağın uzun müddet ayakkabı içinde kalması, sentetik çoraplara bağlı tahrişler, yıkandıktan sonra bilhassa parmak aralarının iyice kurulanmaması ayak mantarlarına sebep oluyor. Terlik, ayakkabı, tarak gibi ürünlerin şahsi kullanımına dikkat edilmemesi, yüzme havuzu, spor salonu, cami, kışla, gibi müşterek yaşam sahalarında eşyaların müşterek kullanılması; parmak araları, kasık gibi bölgelerin kuru ve temiz tutulmaması durumunda mantar oluşur. Şeker hastalığı, alerjik bünye, kortizonlu ilaç kullanan kişilerde mantar hastalığı oluşum riski henüz yüksektir." diye konuştu.

Tırnakların kısa kesilmesinin mantara yol açabileceğini belirten Dermatoloji Uzmanı Serpil Özyılmaz, "Tırnak mantarı çoğunlukla el ve ayak tırnaklarının kırılması, tırnakların çok kısa kesilmesi, dar ayakkabıların tırnağı sıkıştırması gibi kolay bir yaralanma ile başlar. Yaralanan tırnağa mantarların yerleşmesi henüz kolay olur. Tırnağın kenarında beyazlaşma, sararma, kalınlaşma şeklinde başlayabilir. El mantarları avuç içi ya da el üst bölgesinde kızarık üzerinde kaşıntı, pullanma ile kendini gösterir. Henüz çok çocuklarda görülen baş mantarı ise, kendini saçta ve kafa derisinde kızarıklık, kabuklanma ya da kepeklenme ve saç dökülmesi ile kendini gösterir." dedi.

Mantar hastalığının tedavisinde ilk olarak mantarlara etkili şampuan, sprey ve kremler kullanıldığını söyleyen Özyılmaz, hastalığın çok yaygın olduğu durumlarda ya da sürme ilaçların etkili meydana gelmediği durumlarda mantara etkili tabletler kullanıldığını kaydetti. Özyılmaz, "Banyo ertesi parmak araları, kasık, koltuk altı gibi kıvrımlı bölgeler iyi kurulanmalı. Terletmeyen bol kıyafetler giyilmeli, hava ile temas edebilen ayakkabılar giyilmeli, sentetik ya da yün çoraplar yerine pamuklu çoraplar seçenek edilmeli, çoraplar sık değiştirilmeli ve yıkanmalı, havlu, terlik gibi şahsi eşyalar başkaları ile müşterek kullanılmamalı, ortaklaşa kullanılan duş, soyunma odalarında çıplak ayakla dolaşılmamalı, tüm elbiseler yüksek ısıda yıkanmalı, yıkanamıyorsa her gün uzun müddet havalandırılmalı." tavsiyelerinde bulundu.  

Tırnak neden bu kadar çok önlemi!

Ne kadar da acı vericidir ayak parmaklarında tırnak batması, insanı yürüyemez hale getirir. Özellikle sıcak havalarda ayakkabı giymek işkence olur. Hele bir de iltihaplanırsa işte o zaman her şey kalır, hemen antibiyotik, pansuman..

Batık tırnak en çok ayak başparmaklarında olur, genellikle ayakların büyüdüğü çağlarda ortaya çıkar ve tekrarlayan hecmeler şeklinde seyreder. Ayakların çok terlemesi nedeniyle iltihaplanmaya yatkınlığı vardır. Batık bölgesi şişer ve kızarır. Tedavi edilmezse enfeksiyon ilerleyip kemiğe kadar bile gidebilir ve kalıcı sakatlığa dahi yol açabilir.

Törpüleme Çözüm mü?

Çoğu insan değişik yerlerde tırnaklarını düzelttirmeye çalışır, batan kısımlar törpülenir, düzeltilir, bir süre icin batma acısı azalır ama ne pahasına? Tirnak batmasını pedikür yöntemleri ile düzeltmeye çalışan güzellik salonlarının birçoğunda bu müdahaleler malesef steril şartlarda yapılmamaktadır. Tıbbi anlamda steril şartların sağlanması, bu tür salonların müşterilerine gösterdiği mavi ışıklı (ultraviolet cihazı) sterilizatör (gerçekte sterilizatör değildir) ile sağlanamamaktadır.

Zaten böyle salonların birçoğunda çalışan pedikürcülerin tıbbi eğitim almadıkları herkesce malumdur. Sonuçta özellikle kanatılan tırnak yatağı bölgesinden enfeksiyon bulaşması ihtimali vardır. Enfeksiyon olursa o bölge şişer, kızarır ve ağrı artar. Daha da önemlisi başkasından sarılık (Hepatit B ve C), hatta AİDS mikrobu (HIV) bulaşması riski de vardır. İyi steril edilmemiş o aletlerle binlerce kişinin iltihaplı tırnaklarının düzeltildiğini düşünün! Bu durum neredeyse toplumsal bir sağlık sorunu haline gelmektedir çünkü kanla bulaşan tehlikeli hastalıkların yayılmasına zemin hazırlamaktadır.

Tırnak Çekimi Çözüm mü?

Batık tırnakların tedavisinde tırnak çekimi geçici olarak batmayı durdurur, ancak hem zamanla tırnak uzadığında batma tekrar ortaya çıkar, hem de bu süre içerisinde tırnağı olmayan bir ayak parmağı çok hassas olduğundan kişiyi sürekli olarak rahatsız edebilir. Ayak başparmağında tırnak olmaması ayakkabı giymeyi çok zorlaştırır ve küçük çarpmalarda bile çok acı verir.

Tırnak çekilmesi batık tırnağı hiçbir zaman tedavi etmemiştir. Tedavi sağlamayan bir yöntem için aylarca tırnaksız kalmak ne kadar doğrudur?

Kesin Çözüm

Tırnak batmasının kesin ve kalıcı tedavisi 10 dakikada yapılan küçük bir müdahale ile sağlanmaktadır. Lokal anestezi ile kolayca yapılabilen bu işlemde tırnağın batan küçük parçası, yatağı ile beraber ince bir şerit halinde çıkarılır. Tırnağın batan kenarındaki yatağı daraltıldığı için bir daha kesinlikle batma olmaz. Ayrıca tırnak da yerinde durur. Yani tırnağınız alınmaz. Bu da güzel bir haber!

Sadece 10 dakikada bir diş müdahalesinden daha kolay bir yöntemdir, en güzeli de sadece 1 kez yapılmasıdır, yani diş tedavileri gibi defalarca müdahale gerekmez. Bu işlem tamamen steril şartlarda ve emniyetle uzman doktor tarafından yapılabilir.

10 Dakikadan Sonrası?

İşlem sonrasında kalkıp yürüyerek evinize gidebilirsiniz. Son senelerde uygulanmaya başlanan bu modern teknikle iyileşme süresi kısalmıştır. Genellikle bir hafta açık terlik kullanma ve fazla ayakta kalmama tavsiye edilir. Doktorun basit önerileri ile bu süre daha rahat geçirilebilir.

Ne Zaman Yapılabilir?

Bu işlem her zaman yapılabilir. Ancak parmakta aktif enfeksiyon varsa antibiyotik tedavisi ile enfeksiyon geçirilir ve kısa bir bekleme süresinden sonra rahatça yapılabilir. Sonrasında açık terlik giyme olduğu düşünülürse yaz ayları çok uygundur.

Ne Kadar Süre Etkili?

Tırnak batmasını tedavi eden bu yöntem kesin sonuç verir ve normal şartlarda aynı bölgede bir daha ömür boyunca tırnak batması olmaz.

Batık tırnağın verdiği acıyı düşündükçe 10 dakikalık lokal anesteziyle yapılan bu müdahalenin o kadar da zor olmadığı ortaya çıkar. Üstelik tırnaksız da kalmıyorsunuz.

9 Haziran 2014 Pazartesi

Ayaklarımızı yürüyüş sırasında dikkat edelim. Podolife Ayak Sağlığı Merkezi

Bahar geldi, zayıflamak ve yaza formda girmek isteyenlerin telaşı başladı. Kışın rehavetini üzerinden atanlardan bir bölümü, fazlalıklarından kurtulmak için soluğu spor salonlarında alıyor, bir bülümü açık hava yürüyüşlerini tercih ediyor. Peki en temel ve en etkili sporlardan olan yürüyüş hangi ortamda yapılırsa sağlıklı olur?
Ayakları ve dizleri korumak için nasıl zeminde yürümek uygundur? Yürürken, gezerken, sor yaparken ayaklarımızı nasıl ihmal ediyoruz? Tüm bunların cevabını Podolife Ayak Sağlığı Merkezi veriyor.
Yürüyüşe başlamadan önce, yapılması gereken en önemli şey nedir?
Hastanın vücut ağırlık endeksinin doğru hesaplanmasını sağlamaktır. Çünkü kilonuz ve vücudunuzdaki yağın dağılım şekli ne kadar yürüyebileceğinizin belirlenmesinde ki en önemli etkendir. Doktora başvurduğunuzda kilonuzla ilgili yapılan testlerin ardından ne kadar yürümeğe başlayabileceğinizle ilgili gelen bilgiyi alabilirsiniz. Genellikle zayıflamak için yürüyüşe çıkan kişilerde öncelikli olarak 20 dakikalık yürüyüşlerle işe başlanması tavsiye ediliyor. Daha sonra hasta kilo verdikçe yağ endeksi normale doğru ilerledikçe ve kas gücü arttıkça kişilerde 45 dakikaya kadar uzanan çeşitli yürüyüşler önerilmektedir.
Yürüyüş sırasında en önemli şey nedir?
Yürüyüş yapılırken en önemli şey ayakkabının doğru seçilmesidir. Ayakkabının doğru seçilmesi için yine gideceğiniz ayak cerrahisi uzmanı tarafından ayak yapınızın doğru belirlenmesi gerekir.
Herkesin ayak tipi farklı mıdır?
Evet. Sağlıklı yürüyüş için ayak tipinizi bilmeniz gerekir; Normal Ayak – Prone Ayak – Supine Ayak…
PRONE AYAK: içe basmak için kullanılan terimdir. Prone ayakkabılar genellikle hastaların içe basmasını engellemek üzere topuk ve kavis bölgelerinde destekli olan ayakkabılardır.
SUPİNE AYAK: Genellikle kavisi yüksek olan ve dışa basan kişiler için kullanılan ayakkabılardır. Bu ayakkabılarda topuk da dış tarafta bir destek söz konusudur ki ayak dış tarafa doğru dönmesin diye. Hasta ideal ayakkabısını seçecek olursa bu ayakkabıyı seçtiği zaman ayağıyla ilgili çeşitli sorunları yaşaması da imkansız hale gelir. Hastalarda oluşan tüm sağlık sorunları ayakkabının uygun olarak seçilmemesiyle başlamaktadır. Aynı şekilde çok uzun zamandır spor yapmayan bir kişi yürüyüş sporuna başlayacağı zaman kesinlikle germe egzersizlerini düzgün bir şekilde yapmayı bilmesi gerekir. Aşil germe egzersizi olarak adlandırılan egzersizlerin koşudan önce düzgün şekilde yapılması koşu açısından kritik önem taşımaktadır. Hastaların koşu dışında yaklaşık 7-8 dakikalarını alan bu egzersizleri her koşudan öncelik olarak yapmaları onlar için önerilmektedir. Aynı şekilde hastalar da ayak bölgesi dışında mevcut olan; diz ya da omurga problemleri varsa hastanın ortopedi uzmanıyla görüşerek diz ya da omurga problemine zarar vermeden hangi yürüyüşleri ne kadar yapabileceği ile ilgili genel bir bilgi alması gerekir.
İdeal yürüyüş temposu ne olmalı?
Genellikle yürüyüş haftada ilk başlarda 2 defayla başlanmalı maksimum 4 defa yapılmalı. 4 defadan daha fazla yapılması profesyonel seviyeye giriyor ki, orda destek almak gerekiyor. Gerek ayakkabı açısından gerekse sportif rehabilitasyon açısından hangi egzersizleri yapacağım, kilo baremi, diyet, beslenmeyle ilgili kurallar gibi sayabiliriz, ama 4 defaya kadar böyle bir şeye ihtiyaç yok.
Yürüyüş bantları sağlıklı mı?
En ideali sokakta ve yumuşak zeminde yürümek. Çünkü hastaların genel ortopedik problemlerinin ortaya çıkmasında yürüme bandı tetikleyici. Sokaktaki yürüyüşümüz esnasında iki ayağımızı birden yere basıyoruz ve vücut ağırlığımızın iki ayağımıza birden eşit dağıtıyoruz. Ama zemin kayganlaştığı zaman yani yürüme bandına geçtiğimiz zaman biz vücudumuzun tek ayağımızla taşır hale geliyoruz. Yani koşar gibi yürüyoruz, bu sebepten dolayı vücut ağırlığımız tamamen sırasıyla tek tek ayaklara biniyor. Bu sebepten dolayı da vücutta var olan diz bel ayak problemleri en zirve seviyeye çıkıyor. Yürüme bantlarında yürünecekse bile 4 km/sn’yi geçmeden 20 dakika kadar, tepe noktası da 45 dakika şeklinde yürünülmesi önerilmektedir.
Yürüyüş bantları nasıl rahatsızlıklara yol açabilir?
Yürüyüş bandıyla ilgili ortaya çıkan en büyük iki sıkıntı diz kapağı kemiği ağrısı tetiklenmesi ve ayakta topuk ağrısının oluşmasıdır. Çünkü bu problemde diz kapağında kıkırdak sorunu olan kişilerde yük; normalde yürüdüğü zaman aşağı indiği için biz yükten kurtulurken bu hastalarda yere bastığında yük aynen geriye tekrar bize döner. Bu nedenleıkırdaktaki problemlerin hepsi tetiklenir. Ayrıca spora başlamadan önce bu hastaların hepsinin diz üstü egzersizleri yapmaları gerekiyor, hasta eğer bunu yapmadan çıkacak olursa diz üstü adalesi yorulduğu için hastanın diz şikayetleri çok ön planda artıyor.

1 Mayıs 2014 Perşembe

PODOLIFE İLE TIRNAK BAKIMINDA MUCİZE

TIRNAK VE TIRNAK ETİ BAKIMINDA DÜNYA’NIN BİR NUMARASI
PODOLIFE “SOLID GOLD”
Amerika başta olmak üzere, Dünya’nın her yerinde en sevilen el, ayak ve vücut bakım
markası PODOLIFE nihayet Türkiye’de.. 
Seçkin eczane, bakım salonları, kuaför ve SPA’larda bulunan PODOLIFE , el ve ayak
bakımında tıbbi teknolojiyi kullandığı en iddialı ürünü “SOLID GOLD” ile manikür ve 
el bakımda mucize yaratıyor. 
Dünya markası PODOLIFE ; el, ayak ve vücut bakımının yanı sıra tedavi edici özelliği ile bilinen,
son teknoloji ürünleri ile artık Türkiye’de.. 
Özellikle onarıcı formülü ve tedavi edici yapısı sayesinde tüm el ve ayak bakımında bir 
benzeri daha bulunmayan SOLID GOLD, jel yapılı yağ özelliği ile tırnak etlerine bakım 
yaparken, hijyenik ve tedavi edici özelliği ile de dikkat çekiyor.
Jel yapılı formülü, tırnakla birleştiği anda yağ kıvamına geçerek tırnak etlerine daha kolay 
nüfuz eden SOLID GOLD; kullanım kolaylığı sayesinde ellerine özen gösteren hanımların 
çantasında, vazgeçilmezler arasındaki yerini alıyor. 
İçeriğinde bulunan 12 çeşit yağın özelliği sayesinde, cildin lipid dengesini korurken; tedavi 
edici antiseptik bakım, canlandırıcı, yoğun nemlendirici, PH dengesini koruyucu yapısı ile 
de manikür öncesi ve sonrası kullanılan ideal bir bakım sağlıyor.
Tüm seçkin eczane, kuaför, bakım salonu ve SPA’larda..

Satış noktalarına www.podo-life.com dan ulaşabilirsiniz
 
Bilgi İçin: www.podo-life.com